(4077 S. K. m. 9) (743 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile devre tatil sözleşmesi yaptığını, 200 DM peşinat ve 11 adet senet bedelini ödediğini, ihtarname ile sözleşmeden caydığını öne sürerek, sözleşmenin iptaline, 4585 DM' ın ve ödenmeyen 4 adet senedin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının ihtarname ile sözleşmeden caymadığını, sözleşmenin ifasını istediğini öne sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun kapıdan satış olarak nitelendirdiği şekilde, 21.8.1996 tarihinde bir devre tatil sözleşmesi yapıldığı hususunda, herhangi bir uyuşmazlık yoktur. Anılan yasanın kapıdan satışlarda satıcının yükümlülüğü başlığını taşıyan 9. maddesinde, belirtilen nitelikte bir belgenin satıcı tarafından alıcıya verilmediği de, tarafların kabulündedir. Bu durumda alıcının, yedi günlük süre içinde cayma hakkını kullanması gerektiğinden. söz edilemez. Böyle olunca kural olarak alıcının cayma hakkını yasada belirtilen iki yıllık süre içinde kullanabileceğinin, kabulü gerekir. Ne var ki her yasal hakkın kullanımında olduğu gibi, cayma hakkının kullanımı da, MK.nun 2. maddesinde öngörülen dürüstlük kurallarına aykırı olmamalıdır.
Davacı alıcı, sözleşmenin yapılmasından sonra 11 aylık süreyle ilgili taksit bedellerini ödemiş, ayrıca 8.8.1997 tarihli ihtarname ile de, satış bedeli dışında yan edim niteliğinde bulunan hediye tatil hakkının kullandırılması konusunda, davalıya bildirimde bulunmuştur. Bu bildirim sözleşmeden cayma hakkının kullanımı değil, aksine sözleşmenin alıcıya verdiği hakkın kullanımı, dolayısıyla sözleşmenin ifasını isteme şeklindedir. Kendisine düşen edimleri, 11 ay süre ile yerine getiren ve dahası sözleşmeden kaynaklanan hediye tatil hakkından yararlanmak isteyen davacının, bu aşamadan sonra cayma hakkını kullanmasının, MK. nun 2. maddesinde tanımlanan dürüstlük kuralları ile bağdaştığının kabulü olanaksızdır. Kaldı ki davalı, davacının hediye tatilden yararlandığını savunmuş, davacı ise bu savunmaya karşı koymamıştır. Şu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken isteğin kabul edilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, istek halinde peşin harcın iadesine, 16.03.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy