(4077 S. K. m. 23/1, geç m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki tüketiciyi koruma davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından süresi içinde temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı gazetenin kuponlarını biriktirdiği halde, vaad edilen cep televizyonunun verilmediğini öne sürerek, casio marka cep televizyonunun aynen teslimine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Gazetelerin promosyonla ilgili kampanyaları, 4077 sayılı tüketicinin korunması hakkında kanunun yürürlüğe girdiği 8.9.1995 tarihinden önce başlamış olsa dahi bu kampanyalar 4077 sayılı kanunun yürürlüğe girmesinden sonra devam etmiş ve uyuşmazlık kanunun yürürlüğe girmesinden sonra kampanyanın devamı sırasında ortaya çıkmışsa da uyuşmazlığa tüketicinin korunması hakkında kanunun uygulanması gerekir.
4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 23. maddesinin 1. fıkrasında, bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara, tüketici mahkemelerinde bakılacağı belirtilmiştir. Aynı kanunun geçici 1. maddesinde, tüketici mahkemeleri kuruluncaya kadar, bu mahkemelerde görülmesi gereken davalara bakacak mahkemeleri Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun belirleyeceği belirtilmiştir. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 22.6.1995 tarih ve 437 sayılı kararı ile, tüketici mahkemeleri kuruluncaya kadar bu mahkemelerde görülmesi gereken davalara Ticaret Mahkemesi bulunan yerlerde Ticaret Mahkemelerinin (kıymete bakılmaksızın) bakmasına, karar verilmiştir.
Mahkemece yapılacak iş, davalı gazetenin başlattığı kampanyanın hangi tarihte başladığının ve 4077 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği 8.9.1995 tarihinden sonra da devam edip etmediğinin araştırılması, dava konusu kampanyanın 8.9.1995 tarihinden sonra da devam ettiğinin anlaşılması halinde, görevli mahkeme olduğunun kabulü ile, davanın esasına girerek, uyuşmazlığın çözülmesidir.
Mahkemece eksik araştırma ile görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
2- 4077 sayılı tüketicinin korunması hakkındaki kanunun 23. maddesinin 3. fıkrasında, tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler tüketici örgütleri ve bakanlıkça açılacak davaların, her türlü resim ve harçtan muaf olduğu belirtilmiştir. Bu hüküm tüketicilerin ve tüketici örgütlerinin kolaylıkla dava açmalarını sağlama amacına yönelik olup, bu nedenle dava açarken, bunlar harçtan sorumlu tutulmamışlardır. Mal ve hizmet sunan satıcıların, harçtan sorumlu tutulmamasına ilişkin yasada bir hüküm yoktur. Dava sonunda dava kabul edildiği takdirde, davanın değerine göre davalının harçtan sorumlu tutulması, hükmü temyiz ettiklerinde de, bunlardan temyiz harcının alınması, Harçlar Kanununun amir hükümleri gereğidir. Davanın reddi halinde ise, davacılar harçtan muaf oldukları için bunlardan harç alınmaması gerekir.
Mahkemece bu yön gözetilmeden dava açılırken davacıdan harç alınması ve hükmü temyiz eden davalı gazeteden temyiz harcı alınmaması usul ve kanuna aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına harç ile ilgili kanun hükümlerinin mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiğinden, 2. bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.03.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy