(818 S. K. m. 8) (4077 S. K. m. 23)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca süresi içinde temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı gazetenin kuponlarını biriktirdiği halde, vaadedilen bilgisayarın verilmediğini öne sürerek, bilgisayarın aynen teslimine veya değerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Davalı gazetenin başlattığı bilgisayar kampanyası nedeniyle gazetenin yayınlandığı sürece davacının kupon biriktirdiği, daha sonraki davalı gazetenin gerek gazeteyi, gerek kuponları yayınlamaması nedeniyle, kuponların eksik kaldığı toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Bu durumun davalının kusurundan doğduğu da tarafların kabulündedir. Bu durumda davacı, davalı gazetenin vermeyi vaadettiği bilgisayarı istemekte haklıdır. Ne var ki davalı gazetenin bilgisayarın alınabilmesi için biriktirilmesi gerektiğini belirlediği kupon adedi kadar gazetenin davacı tüketici tarafından satın alınması da bu kampanyanın gereğidir. Ancak davacının biriktiremediği kuponlara ilişkin gazeteleri satın alamamak suretiyle bu miktarda gazete bedelinin mamelekinde haksız bir kazanç sağladığı da kuşkusuzdur. Bu haksız iktisabın giderilmesi için davacının biriktirmediği miktardaki kuponlara ilişkin gazete bedelini davalıya ödemesi zorunludur. Mahkemece bilgisayara hak kazanılması için biriktirilmesi gereken kupon miktarının araştırılarak saptanması ve bu miktar biriktirilmiş kupon adedinin düşülmesi ile geriye kalan biriktirilemeyen kupon adedi kadar gazete bedelinin davalıya ödenmek üzere mahkeme veznesine depo ettirilmesi, daha sonra isteğin kabulüne karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması bozma nedenidir.
2- 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 23. maddesinin 3. fıkrasında tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve bakanlıkça açılacak davaların her türlü resim ve harçtan muaf olduğu belirtilmiştir. Bu hüküm tüketicilerin ve tüketici örgütlerinin kolaylıkla dava açmalarını sağlama amacına yönelik olup, bu nedenle dava açarken bunlar, harçtan sorumlu tutulmamışlardır. Mal ve hizmet sunan satıcıların harçtan sorumlu tutulmamasına ilişkin yasada bir hüküm yoktur. Dava sonunda dava kabul edildiği takdirde, davanın değerine göre, davalının harçtan sorumlu tutulması davanın reddi halinde ise, davacılar harçtan muaf oldukları için bunlardan harç alınmaması gerekir.
Mahkemece bu yön gözetilmeden kararı temyiz eden davacıdan harç alınması yanlıştır ve davacının ödediği temyiz harcının iadesi gerekir.
3- Mahkemece, davanın reddine karar verildiğine göre, davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi de kabul şekli bakımından bozma nedenidir.
Sonuç: Birinci ve ikinci bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davacıdan alınan 774.000 lira harcın davacıya iadesine, 26.10.1998 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy