(2560 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı A.Ş. davalı İSKİ İdaresinin önemli altyapı denge bedeli adı altında 17.588.340.000 TL.nin ödenmesini istediğini, bu talebin haksız olduğu bildirildiği halde aynı talebin tekrarlandığını talebin yerine getirilmediğini bu defa da abone sözleşmesinin feshedileceği ve atıksu kanalizasyon bağlantısının iptal edileceğinin bildirildiğini ve atıksu kanallarının davalı görevlileri tarafından tıkanarak içine doldurulmuş çuval atılarak kanalizasyonun kullanılmaz hale getirildiğini öne sürerek İSKİ'nın bu eyleminin haksız ve yasalara aykırı olduğundan haksız müdahalenin giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı İSKİ İdaresi idari yargının görevli olduğunu talebin İSKİ Yasası Tarifeler Yönetmeliği ve yönergeye uygun olduğunu bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile davalı İSKİ tarafından davacı şirketin su kanallarıyla kanalizasyon şebekesine uyguladığı tıkama eyleminin durdurulmasına taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde önlenmesine karar verilmiştir.
Hüküm davalı İSKİ idaresi tarafından temyiz edilmiştir. İSKİ idaresi kuruluş ve görevleri hakkındaki Kanunun 2. maddesi anılan idareye Tarifeler Yönetmeliği çıkarmak bunların uygulamasına ilişkin Yönergeler düzenleme yetkisini vermiştir.
Davacı idarenin önemli altyapı denge bedeline (ÖADB) ilişkin Tarifeler Yönetmeliği ile bunun uygulamasına ilişkin Yönergeyi bu yetkisine dayanarak çıkarıp uygulamaya koyduğu da kuşkusuzdur. Davacı şirketin 17.588.340.000 TL. tutarında bulunan (ÖADB) bedelini ödemediği uyuşmazlık konusu değildir. ÖADB uygulama Yönergesinin 7/5. maddesine göre tarifeler Yönetmeliğince hesap edilip bildirilen ÖADB'nin mükellef tarafından, ikaza rağmen ödenmemesi halinde kanal bağlantılarının iptal edilebileceği hükme bağlanmıştır. İşte davalı idare yönergenin bu hükmünden doğan yetkisini kullanarak davacı şirkete ait kanal bağlantılarını iptal etmiştir. Yönergenin kanuna aykırı olup olmadığını tartışma görev ve yetkisi münhasıran idari yargı yerine aittir. Bu yönerge iptal edilmedikçe mahkemelerce uygulanması zorunludur. Az yukarıda da belirtildiği üzere davalı İSKİ İdaresinin davacı şirketin kanal bağlantılarını iptal etme şeklinde ortaya çıkan eylemi usul ve yasa hükümlerine uygundur. Mahkemece bu yön gözetilmeden isteğin kabul edilmiş olması doğru değildir. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan gerekçe ile davalı İSKİ idaresi yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.10.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy