(1086 S. K. m. 287) (818 S. K. m. 106, 108)
Dava: Taraflar arasındaki muarazanın meni davasından yapılan yargılaması sonuna ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, ihale sonucunda düzenlenen sözleşmeyle teslimini taahhüt ettiği iki kalem tıbbi malzemeyi süresi içinde davalıya vermesine rağmen, muayeneler sonucunda bunların haksız şekilde red ve sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek, feshin haksızlığının tespitiyle muarazanın önlenmesine, gelir yazılan teminat tutarı 17.640.000 TL.nin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne, feshin haksızlığının tespitine ve 17.640.000 TL. teminat parasının ödetilmesine karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, sözleşmeye konu tıbbi malzemeleri davalıya süresi içinde teslim ettiği ve bunların 13/10/1997 günlü muayene raporuyla şartnameye aykırı görüldükleri için kabul edilmedikleri, davacının itirazı üzerine başka bir heyet tarafından 22/10/1997 günü yeniden muayene yapıldığı, yapılan bu muayene sonucunda da malzemelerin yine şartnameye uygun bulunmayıp reddedildikleri toplanan delillerden açıkça anlaşılmaktadır. Esasen, taraflar arasında da bu yönden bir uyuşmazlık yoktur. İhale (eksiltme) şartnamesinin 9/f maddesinde, birinci muayene sonucunda verilecek red kararına satıcının itirazda bulunması halinde alıcının yeni bir heyet oluşturacağı, bu heyetin vereceği raporun taraflar için kesin olacağı ve uyuşmazlık mahkemeye intikal ettiği takdirde tarafların bu raporla bağlı kalacakları belirtilmiştir. Bu hükümle, taraflar arasında ikinci muayene raporunun kesin delil oluşturacağı yolunda bir delil sözleşmesi yapıldığı, her iki tarafın bununla bağlı oldukları, davacının bu hükme rağmen sonradan açacağı bir davayla, delil sözleşmesi dışına çıkara, malzemelerin şartname hükümlerine uygun olduğunu ileri sürmesine hukuken olanak bulunmadığı çok açıktır. Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, şartnamenin bu hükmü göz ardı edilerek, bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, 2/11/1999 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy