(4721 S. K. m. 2, 4)
Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, davalı hazine adına kayıtlı taşınmazın 49 yıl süre ile kullanımına tahsis edildiğini ve taşınmaz üzerine işletme amacına uygun tersane yapımı için 3.000.000 USD doları değerinde yaptırım yaptıklarını, idarenin sözleşme hükümlerini gözardı ederek, 1998 yılı irtifak hakkı kira bedeli olarak 3.767.500.000 TL talep ettiğini, 1997 yılı irtifak hakkı bedelinin 240.160.000 TL olduğunu, sözleşmenin 14. maddesine uygun olarak %80 artış ile 1998 yılı irtifak hakkı bedelini 448.488.000 TL olarak ödediklerini, idarenin sözleşme hükümlerine aykırı, taraflar arasındaki edimleri olanaksız kılacak, objektif ölçüleri aşan hak ve nesafet kurallarına aykırı bir şekilde kira talebinde bulunduğunu ileri sürerek, 1998 yılı yıllık irtifak hakkı bedelinin hak ve nesafet kuralları çerçevesinde günün yeni koşullarına uyarlanmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 1998 yılı irtifak hakkı bedelinin 500.000.000 TL olarak belirlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 25.8.1982 başlangıç tarihli 49 yıl süreli kira sözleşmesi düzenlenmiştir. Bu sözleşmenin 14. maddesi gereğince kira miktarları 5'er yıllık dilimler halinde idarece belirleneceği ve bu belirlemenin kabul edilmemesi halinde kiracının sözleşmenin 16. maddesi ile kararlaştırıldığı üzere, 2. ve onu takip eden 5'er yıllık dönemlerin ilgili komisyonca 15. maddedeki esaslara göre takdir olunacak kira bedelleri fazla görüldüğü takdirde hak lehtarının umumi hükümlere göre yargı mercilerine başvurabileceği öngörülmüştür. Sözleşmenin 14. maddesi hükmü ile kira bedelinin ne şekilde belirleneceği, hangi kıstasların esas alınacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşmede davalı kiralayana kira bedelini tesbit etme yetkisi verilmiş olmakla beraber, kiralayan bu hakkı kullanırken objektif hareket etme durumundadır. Hakkını kötüye kullanarak fahiş bir fiyat tesbit etmesi halinde hakim bu belirlemeye müdahale eder. Bu itibarla dava bir uyarlama davası değil, sözleşmedeki hükümlerin ve sözleşme ile kiralanana tanınan hakkın kötüye kullanılıp kullanılmadığının tesbitine yönelik bir davadır. O halde mahkemece, davalı kiralananın 1998 yılı için talep ettiği kira miktarının hangi kıstaslar esas alınarak belirlendiği, bu belirlemenin objektif olup olmadığı uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak ona göre hüküm kurulması gerekir. Mahkemece bu yön gözetilmeksizin, davanın uyarlama davası olduğu düşünülerek o yolda inceleme yapan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Temyiz olunan kararın açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, 28.10.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy