(743 S. K. m. 2, 4)
Dava: Taraflar arasındaki irtifak hakkı bedelinin uyarlanması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı hazinesi adına kayıtlı taşınmazın 49 yıl süre ile kullanımına tahsis edildiğini ve taşınmaz üzerine işletme amacına uygun tersane yapımı için 7.000.000 USD doları değerinde yaptırım yaptığını, 1997 yılı yıllık kira bedelinin 1.272.290.000 TL. olduğunu, sözleşmenin 14. maddesine uygun olarak %80 artış ile 1998 yılı irtifak hakkı bedelini 2.290.122.000 TL.
olarak yatırdıklarını, davalının sözleşme hükümlerine aykırı olarak taraflar arasındaki edimleri olanaksız kılacak objektif ölçüleri aşan hak ve nesafet kurallarına aykırı bir şekilde 16.000.000.000 TL kira talebinde bulunduğunu, aşırı nispetteki kira talebinin taraflar arasındaki edimi imkansız hale getirdiğini ileri sürerek, davalının 1998 yılına ait talep ettiği yıllık kira bedelinin hak ve nesafet kuralları çerçevesinde günün yeni koşullarına uyarlanmasını istemiştir.
Davalı, yıllık fiyat artışları göz önüne alındığında, taktir edilen bedelin günün şartlarına uygun olduğunu bildirerek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 15.12.1998 tarihinden geçerli olmak üzere 2.300.000.000 TL olarak belirlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 1.11.1982 başlangıç tarihi 49 yıl süreli kira sözleşmesi düzenlenmiştir. Bu sözleşmenin 14. maddesi gereğince kira miktarları 5'er yıllık dilimler halinde idarece belirleneceği ve bu belirlemenin kabul edilmemesi halinde kiracının sözleşmenin 16. maddesi ile kararlaştırıldığı üzere, "2. ve onu takip eden 5'er yıllık dönemlerin ilgili komisyonca 15. maddedeki esaslara göre takdir olunacak kira bedelleri fazla görüldüğü taktirde hak lehdarının umumi hükümlere göre yargı mercilerine başvurabileceği" öngörülmüştür. Sözleşmenin 14. maddesi hükmü ile kira bedelinin ne şekilde belirleneceği, hangi kıstasların esas alınacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşmede davalı kiralayana kira bedelini tespit etme yetkisi verilmiş olmakla beraber, kiralayan bu hakkı kullanırken objektif hareket etme durumundadır. Hakkını kötüye kullanarak fahiş bir fiyat tespit etmesi halinde hakimin bu belirlemeye müdahale eder. Bu itibarla dava bir uyarlama davası değil, sözleşmedeki hükümlerin ve sözleşme ile kiralanana tanınan hakkın kötüye kullanılıp kullanılmadığının tespitine yönelik bir davadır. O halde mahkemece, davalı kiralananın 1998 yılı için talep ettiği kira miktarının hangi kıstaslar esas alınarak belirlendiği, bu belirlemenin objektif olup olmadığı uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak ona göre hüküm kurulması gerekir. Mahkemece bu yön gözetilmeksizin, davanın uyarlama davası olduğu düşünülerek o yolda inceleme yapan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, 28.10.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy