(2004 S. K. m. 72) (818 S. K. m. 274)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı davalının 70 dekarlık arazisinde pancar yetiştirip 40 tonunu davalıya vermek üzere anlaştıklarını, ancak ektiği 30 dekarın pancar ekim sahası olmadığı gerekçesiyle pancar dairesince söktürüldüğünü, buraya 350.000.000 lira masraf ettiğini, kalan 40 dönümden çıkartılan pancarın 12 tonunu davalının habersizce alıp götürdüğü, bunun değerinin de 155.000.000 TL civarında olduğunu böylece borcunu ödemesine rağmen davalının sözleşme sırasında aldığı senedi takibe koyduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı senetten alacağını alamadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İddia, savunma ve toplanan delillerden davacının davalıya ait taşınmaza pancar ektiği, buna karşılık olarak davalıya davaya konu senedi verdiği anlaşılmaktadır. Gerçekten senette malın kaydı olduğu gibi "40 ton firesiz pancar" karşılığı verildiği de yazılıdır. Ayrıca davalıya ait taşınmazın 30 dekarlık kısmının ekim ruhsatı olmadığı için söktürüldüğü pancar dairesinin cevabi yazılarından anlaşılmaktadır. Davalı senedin davacının ileri sürdüğü kiracılık ilişkisi nedeniyle verilme bir senet olmadığını, salt davacıya kendisinin vermiş bulunduğu 40 ton firesiz pancar bedeline karşılık olarak bu senedin davacı tarafından verildiğini savunmamış olduğuna göre artık senedin yazılı delil olduğu ve aksinin tanıkla ispat edilemeyeceği kuralı burada uygulanmaz. Öyleyse mahkemece davalının tarlasına toplam miktarı ile pancar ekili bulunan miktar oranlanmalı, bu oran senet miktarına uygulanmalı böylece ekilen alana göre davacının senet gereğince davalıya olan kira borcu saptanmalıdır. Bunun dışında davalının ekili bölümden iki römork dolusu sökülü pancarı alıp götürdüğü de tanıklarca doğrulanmıştır. Öyleyse bu miktarın da davacının az yukarıda açıklanan yöntemle belirlenecek borcundan mahsubu gerekir. Öte yandan davalının kiralananı kullanım amacına uygun olarak kiracısına teslim etmek ve kullandırmakla yükümlü olduğu da göz ardı edilmemeli kiralananın 30 dekarlık kısmı dava dışı Şeker Pancarı Bölge Müdürlüğü tarafından münavebe sahası dışında kaçak olması nedeniyle söktürüldüğü için davacının bu bölüme yaptığı masraflarında davacı borcundan mahsup edilmelidir. Mahkemenin tüm bu yönleri göz ardı ederek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar vermesi bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.11.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy