(818 S. K. m. 105, 389, 391)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Nevzat ..... gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacılar, davalının avukat olduğunu, kocasının trafik kazasında ölümünden sonra haklarının savunulması için vekaletname verdiklerini, Alman sigorta şirketince kendilerine ödenecek tazminat için davalının bilgileri dışında T. isimli aracı firmaya tevkiken vekaletname vererek ücret ödediğini, aralarında ücret sözleşmesi bulunmadığını, haricen yaptıkları araştırma sonucu Almanya'dan 410.000.000 TL gönderildiğini öğrendiklerini, kendilerine 150.000.000 TL ödendiğini ileri sürerek eksik ödenen 260.000.000 TL.nin faizi ile birlikte toplamı olan 348.000.000 TL.nin ödetilmesine karar verilmesini istemiş, yargılama devam ederken açtığı ve bu dava ile birleştirilen davada munzam zarar oluştuğunu ileri sürerek 3.000.000.000 TL.nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, tevkil yetkisine dayanarak aracı kuruma vekalet verdiğini, sözlü avukatlık ücreti anlaşmasına göre para aldığını savunarak reddini dilemiştir.
Mahkemece avukatlık asgari ücret tarifesine göre fazla ödenen paranın işlemiş faizi ile toplamı olan 142.360.548 TL üzerinden davanın kabulüne, fazlaya ve munzam zarara yönelik talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı avukat, davacıların Alman sigorta şirketinde olan tazminat alacaklarının alınması konusunda davacılardan vekaletname almıştır. Davacıların, bir başka aracı kuruluşu vasıta yapması konusunda davalı avukata verilmiş bir talimatları yoktur. Vekil müvekkilinin haklarını özenle korumakla yükümlüdür. Kendisi dışında bir başka aracı kuruluş vasıtasıyla bu paranın temin edilmesi ortaya çıktığı zaman bunu müvekkillerine bildirip onların muvafakatini almamıştır. Paranın alınmaya hak kazanıldığı tarih itibariyle önemli dereceye ulaşan bir miktarın komisyon ücreti olarak ödenmesi davalı avukatın özen borcunu yerine getirmediğini gösterir. Davalı avukat ancak bu paranın temini konusunda makul olabilecek miktarda bir masrafı davacılardan isteyebilir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ileri sürülen, davalının davacılardan Fatma'nın kardeşine yaptığı ödeme sırasında itirazi kayıt ileri sürülmemesinin bu konuda icazet anlamına geldiği görüşü doğru değildir. Mahkemece bu yön gözetilmeksizin 160.000.000 TL. ye ilişkin isteğin reddi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
3- Davacıların 1992 yılının son aylarında almaları gereken paranın bir kısmını henüz alamamış olmalarından dolayı BK. 105.maddesi anlamında munzam zarar gerçekleştiği de dikkate alınarak, bu yönde bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu isteminde reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bent gereğince diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3.2.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy