(818 S. K. m. 98, 44, 264)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat O. Fikret ile davacı vekili avukat Ali 'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak, dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, derneğe ait taşınmazın 1.1.1990 başlangıç tarihli kira sözleşmesiyle 10 yıl süreyle davalıya aylık 8970 Doların Merkez Bankası satış kuru üzerinden TL. karşılığı kiraya verildiğini, davalının sözleşme süresi sona ermeden 1.5.1997 tarihinde tek taraflı olarak akdi feshedeceğini bildirdiğini ve anahtarı 21.5.1997 tarihinde teslim aldıklarını, taşınmazın kendi çabaları ile daha düşük bedelle 1.6.1997 tarihinde kiraya verilebildiğini, davalı tarafça kira akdinin süresinden evvel feshi nedeniyle uğradıkları zararın 27.782.069.400 TL. olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere 7.000.000.000 TL. nın 21.5.1997 tarihinden itibaren reeskont oranında ticari faizi ile birlikte davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, mecurun davacı tarafından 1.6.1997 tarihinde kiraya verildiğini, bu nedenle kira kaybı olmadığını bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 7.000.000.000 TL. nın dava tarihinden itibaren değişen oranlardaki reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında 1.1.1990 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi yapıldığı, kiralayanın bu yeri 21.5.1997 tarihinde anahtarını da teslim etmek suretiyle boşalttığı konularında herhangi bir uyuşmazlık yoktur. Kural olarak kiracı kiralananı haklı ve kabul edilebilir bir sebep olmaksızın akit süresi içinde tek taraflı olarak feshetmesi halinde süresinin sonuna kadar geçecek süre için kira parasını kiralayana ödemekle yükümlüdür. Ancak kiralayan da, bu süre içerisinde her halükarda kira parası ödeneceği gerekçesiyle kiralananı kiraya vermekten kaçınmamalı, aynı koşullarla kiralananın kiraya verilebilmesi için kendisinden beklenen çabayı göstermeli, böylece kiracı borçlunun zararının artmasına neden olmamalıdır. (BK. 98/2 delaletiyle 44.madde) Hal böyle olunca somut olayın özelliği itibariyle yapılacak iş, 21.5.1877 tarihinden itibaren taraflar arasındaki kira sözleşmesindeki koşullar ve bedelle bu yerin ne kadar süre içerisinde kiraya verilebileceği konusunda, uzman bilirkişi kurulundan yerinde uygulama yapmak suretiyle dayanaklarını gösterir, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli bir raporla saptamalı, bu yolla saptanacak süre ile sınırlı olmak üzere, davalının ödemesi gereken sözleşme hükmü gereğince davacının kira alacağının varlığını benimseyerek, yine aynı süre içerisinde kiralayanın kiralananı bir başkasına kiraya vermesi nedeni ile elde ettiği menfaat de gözetilmek ve arada bir fark mevcut ise, bu mevcut farka hükmetmekten ibarettir. Mahkemenin açıklanan yönlerde inceleme ve araştırma yapmadan yetersiz olayın özelliğine uygun düşmeyen bilirkişi düşüncesi esas alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince davalının diğer temyiz itirazının reddine, temyiz olunan kararın 2.bentte açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 24.02.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy