(818 S. K. m. 266)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Rıfat .... ile davacılar vekili avukat Oktay .....ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak, dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacılar, kiracıları olan davalının Fatih 3. Sulh Hukuk mahkemesinin 1997/491 esas, 1997/1161 karar sayılı dosyası ile mecurdan tahliyesine karar verilip, kararın infazı için icra takibi yaptığını, ancak davalının mecuru tahliye ederken kasten tahrip ettiğini, hasarları 20.1.1998 tarihinde Fatih 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 998/20 Değişik iş sayılı dosyası ile tespit ettirdiğini bildirip, tamirat bedeli 17.602.000.000 lira ödenmeyen Şubat, Mart ayları kiraları 320.000.000 lira ile tamirat süresi için kira kaybı 1.248.000.000 lira olmak üzere, toplam 19.170.000.000 liranın faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı, taşınmazda 22 yıldır kiracı olduğunu, kira sözleşmesinde belirtilen ve kendisine ait olan şeyleri dahi tamamen, söküp alamadan taşınmazdan davacı tarafından Mart ayı başında zorla çıkarıldığını, mecurun yıkılıp yeni bina yapıldığını, hasar vermediğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, hasar bedeli ve 2 aylık tamir süresi için kira kaybı olarak 18.034.000.000 liranın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacılar, kiracısı olan davalıların mecuru 15 Nisan 1998 tarihinde hasarlı olarak tahliye ettiğini bildirip, hasar bedeli ile ödenmeyen Şubat Mart 1998 kiralarını ve hasarın giderilmesi için gerekli onarım süresine ilişkin kira kaybını istemiştir. Davalı, mecuru tahliye ettiği tarihi ve taşınmazı hasarsız teslim ettiğini yasal delillerle ispatla yükümlü olup, tahliye tarihini ve hasarsız tahliye ettiğini ispat edememiş, iddiasının aksine Fatih 3. İcra Müdürlüğünün 1998/368 sayılı dosyasından davalının Mart 1998 ayı içinde mecurda bulunduğu tahliye etmediği, daha sonra mecurun hasarlı olarak tahliye edildiğini, Fatih 1. Sulh Hukuk mahkemesinin tespit dosyası ve yeminle dinlenen taraf şahitlerinin beyanlarından anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki 1.5.1996 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin 11. maddesi ile gazinodaki demirbaşlar; ahşap dekor, sandalyeler, mutfak, fırın, yemek takımları, ses düzeni kiracıya aittir. Kiracı tahliyede bunları alacaktır. Ancak kalorifer tesisatının bedeli kiracıya ödenecektir. Kalorifer tesisatı ve kazan kiracı tarafından sökülemez hükmü getirilmiş bunun dışında mecurun ne halde kiracıya teslim edildiğine ve iadesi gerektiğini belirten sözleşmede bir hüküm yoktur. Bu durumda taşınmazın iyi bir halde kiracı tarafından teslim alındığının ve aynı şekilde iadesi gerektiğinin kabulü gerekir. (BK.266 madde) Ayrıca kiracının tahliye halinde mecurda bulunan kendisine ait şeyleri alırken, mecura hasar vermemesi ve verdiği hasarları gidermesi gerekir.
Mahkemece, bilirkişilerden rapor ve ek rapor alınarak karar verilmiş ise de, raporlar ve mahkemece yapılan araştırma hükme yeterli görülmemiştir. Delil tespiti davalının gıyabında yapılmış olup, tespit bilirkişileri raporlarında tespite konu binanın bodrum zemin normal katlı betonarme bir binanın 1 ve 2 katları olduğu belirtilip, binadaki hasarların nelerden ibaret olduğu ile eski hale getirilmesi için 17.602.000.000 lira gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece yapılan keşif sonucu verilen bilirkişi raporun da mecurun bodrum + zemin + 1 normal katlı bina olduğunu, binanın harabe halinde bulunduğunu bölme duvarlarının yıkık, tavanın söküldüğünü, elektrik kablolarının sökülerek çıkarılmış olduğunu, cam ve doğramaların söküldüğü, kısmen çelik makas olan demirlerin eğilip, sıhhi tesisatın kullanılamaz durumda olduğunu görüp tespit ettiklerini ve eski hale gelmesi ve kira kaybı için 18.034.000.000 lira gerektiğini bildirmişler, davalı tarafın rapora itirazı üzerine keşifte eski bina yıkılıp yenisi yapıldığı için binayı ve hasarları göremediklerini, tespit raporuna göre raporlarını hazırladıklarını bildirmişlerdir. Bu durumda hükme esas alınan raporu hazırlayan bilirkişilerin düşünce ve beyanları çelişkili olup, inandırıcılıklarını kaybettirmektedir. Bu şekilde çelişkili beyanda bulunan bilirkişilerin raporlarına güvenilip, dayanılarak karar verilemez. Öyle ise, mahkemece uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyeti marifetiyle, gerektiğinde mahallinde keşfen incelemede yapılarak, davacı vekilinin 7.12.1999 tarihli celsede beyan ettiği ve davalı kirasını da olmayan kahvehanede inceleme dışında tutularak, davacı taşınmazında tespit raporu ile belirlenen ve taraf şahitlerinin beyanları ile doğrulanan hasarların, meydana getirildiği tarih itibariyle kaç liraya ne kadar sürede giderilebileceği ile, kira sözleşmesinin tahliye ile sona erdiği, bu nedenle eski ödenmekte olan kira miktarının arttırılamayacağı hususu da göz önünde tutularak, ne kadar kira kaybı olduğu araştırılıp, hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: 1.Bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine,20.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 29.01.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy