(818 S. K. m. 101, 113)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Meziyet Sevim Sözer geldi davalı taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, daha önce açtığı tazminat davasında 643.000.000 TL.nın davalıdan tahsiline karar verildiğini ancak faiz talebi olmadığından faize karar verilmediğini belirterek, 643.000.000 TL.nın, esas davanın açıldığı tarihten itibaren hesaplanacak reeskont faizinin bu dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, faizin asıl alacakla birlikte istenmesi gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Faiz alacağı, alacak aslının ayrılmaz bir parçası olmayıp, onun fer'i niteliğinde ve fakat ayrı bir alacak olması nedeniyle, alacak aslı ibra ya da başka herhangi bir nedenle (örneğin zamanaşımı) düşmüş olmadıkça ayrı bir dava konusu yapılabilir. Asıl alacak yönünden böyle bir dava kısmi bir dava değil, tam dava niteliğindedir. Faiz, her ne kadar feri nitelikte bir alacak ise de asıl alacak davasından ayrı bağımsız bir dava ile istenmesini önleyen bir kanun hükmü yoktur. B.K.nun 113. maddenin 2. fıkrasında kabul edilen esas, asıl borcun ödenmesi ile ilgilidir.
Asıl borcun ödenmesi sırasında işlemiş faizleri istemek hakkı saklı tutulmamış ise artık faiz istenemez. Somut olayda da davacı, asıl alacak için açtığı davada faiz istememiş ve faiz alacağı konusunda açtığı bu dava tarihinde de asıl alacak davacıya ödenmemiş bulunduğundan davanın reddi doğru değildir. Davacı, davalıyı B.K.nun 101/1 maddesi gereğince ilk dava ile temerrüde düşürmüş olduğundan ilk dava tarihinden bu dava tarihine kadar hesaplanacak faiz alacağına hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 24.04.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy