(1086 S. K. m. 293, 356)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının kendisine ait bağda ortakçılık yaptığını ancak hasılattan payına düşeni vermediğini belirterek 1.190.430.000 TL. alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının iddialarının doğru olmadığını, tanık dinlenemeyeceğini öne sürerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ortaklık ilişkisinin yazılı delille ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı her ne kadar dava dilekçesinde ve delil listesinde olaya özgü olarak tanık dinlenebilmesi için teamülün varlığına delil olarak dayanmamış ise de son diyeceklerini ihtiva eden 15.7.1999 havale tarihli dilekçesinde yörelerinde davada ileri sürdüğü şekildeki ortaklığın senede bağlanmasının müteamil olmadığını ileri sürmek suretiyle teamülün varlığına da işaret etmiştir. Bu durumda gerçekten tarafların yaşadığı bölgede bağ ortakçılığı sözleşmesinin sözlü olarak yapılmasının yaygın yerleşmiş ve herkes tarafından kabul edilmiş bir teamüle dayanıp dayanmadığının araştırılması gerekir. Mahkemece, tarafların köyde yaşamış olmaları olgusu da göz önüne alınarak bu yönde bir inceleme ve araştırma yapılmaması doğru değildir. O nedenle somut olayda mahkemece tanık dinlenmesine cevap veren HUMK.nun 293 maddenin 4.fıkrası hükmü uyarınca bir teamülün mevcut olup olmadığı araştırılmalı, teamülün varlığının tespit edilmesi halinde tanık dinlenilip beyanlarına itibar edilmesi gerektiğinde davacının yemin delili de bulunmakla davacıya bu delili hatırlatılmalı yine ayrıca davacı, davalının isticvabına da delil olarak dayanmış bulunması nedeni ile davalı isticvaben çağrılmalı, davacıya ait bağlarda iddia edilen yıl itibariyle ortakçılığı olup olmadığı, bu bağlardaki mahsulü kendisinin kaldırıp kaldırmadığı, kendisi tarafından kaldırılmış ise hangi hukuki sebebe dayalı olarak kaldırdığı araştırılmalı, böylece yapılacak araştırma ve değerlendirme sonucunda adi ortaklığın varlığı sübuta ererse ortaklık çerçevesinde davacının alacağı, saptanmalı adi ortaklığın sübuta ermesi halinde davalının davacıya ait bağdaki mahsulleri kaldırdığının ve bu kaldırma eylemini haklı kılacak başkaca bir hukuki sebebin davalı tarafından ispat edilememesi halinde de davacının bu yerdeki tüm mahsul bedelini dahi davalıdan isteyebileceği göz önüne alınarak ve davadaki istemle sınırlı kalmak kaydıyla davacının uğradığı zarar saptanmalı bu kere bunun sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemenin dosyadaki mevcut delilleri değerlendirmede yanılgıya düşerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.1.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy