(743 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki kira tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Turgut Kuran ile davacı vekili avukat Müslüm Gündoğdu'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının 10.8.1984 tarihli 20 yıl süreli kira sözleşmesi ile mecurda kiracı olduğunu, kira sözleşmesinin başlangıcında aylık 4.000.000 TL olan kira bedelinin uyarlama davası Neticesinde 75.000.000 TL olarak belirlendiğini, ancak bu kira bedelinin dahi günün şartlarına göre çok cüzi kaldığını, mecurun bulunduğu çevrede tek katlı bir yapı kalmadığını, büyük alışveriş merkezlerinin açılması ile mecur ve çevresinde bulunan gayrimenkullerin büyük bir rant kazandığını ileri sürerek aylık kira bedelinin 500.000.000 TL.na uyarlanmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava tarihinden geçerli olmak üzere aylık kira bedelinin 400.000.000 TL.na uyarlanmasına karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 10.8.1984 başlangıç tarihi ve 20 yıl sürelidir. Davacının daha önce 16.8.1989 tarihinde açtığı uyarlama davası ile aylık kira bedeli 4.000.000 TL, 16.11.1992 tarihinde açılan uyarlama davası ile de 10.918.400 TL.na, en son 6.9.1995 tarihinde açılan dava ile de kira bedeli 75.000.000 TL.na uyarlanmış ve bu yönde verilen kararda dairemizce 26.2.1998 tarihinde onanarak kesinleşmiştir. Davacı, 24.8.1998 tarihinde açtığı bu dava ile de aynı uyarlama nedenine dayanarak kira bedelinin 500.000.000 TL.na uyarlanmasını istemektedir. Daha önce görülen ve dairemizce onanarak kesinleşen uyarlama davalarında bilirkişiler düzenledikleri raporlarında, taşınmazın Bakırköy'ün ticari yönden gelişmiş ve gelişmekte olan merkezi yerde bulunduğunu, 1991 yılında caddenin altına isabet eden alt çarşı inşaatının tamamlandığını ve faaliyette geçtiğini, ön caddeden sonra yine 1991 yılında tali arka yol ve yan yolların taşıt trafiğine kapatıldığını, tamamının yayalara tahsis edildiğini, büyük alış-veriş merkezlerinin açıldığını bildirmişlerdir. Mahkemenin hükmüne esas aldığı bilirkişi raporunda önceki uyarlama kararının kesinleşmesinden sonra kiralananın bulunduğu mahalde, uyarlamayı gerektirecek başkaca herhangi bir değişiklik olduğu da ileri sürülmemiştir. Kısa bir dönemde tekrar uyarlamanın gerektirdiği olağanüstü koşulları nedeniyle edimler arasındaki dengenin aşırı ölçüde kiralayan davacı aleyhine değişip katlanılamayacak bir hal aldığı, işlem temelinin çöktüğü ispatlanamadığı gibi, kira tespit davaları gibi kısa aralıklarla uyarlama kararı verilmesi, uyarlama davalarındaki kurallar itibariyle mümkün değildir.
Tüm açıklamaların ışığı altında, davanın reddine karar verilmesi zorunlu olmaktadır. Mahkemece sözleşmeye hakimin müdahalesini gerektiren, sözleşmenin değişen şartlara uydurulması ilkesi yanlış yorumlanıp anlaşılarak yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usule ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 27.4.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy