(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 292) (6762 S. K. m. 726)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya ödünç para verip, karşılığında çek aldığını, ancak ödemediğinden icra takibi yaptığını, itirazı nedeniyle itirazın iptali ile %40 icra-inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile arasında alacak-verecek ilişkisi bulunmadığını, çekin de zaman aşımına uğradığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece itirazın iptaline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi davaya dayanak yapılan çek, kambiyo senedi niteliğini yitirmişse de, çekin bir ödeme vasıtası olup mücerret borç ikrarını havi bir belge niteliğinde olmaması nedeniyle, esas ilişki bakımından HUMK.nun 292. maddesi anlamında yazılı delil başlangıcı olur ve olayda tanık dinlenebilir. Davalı esas akdi ilişkiyi inkar ettiğine göre iddia ile ilgili olarak davacının göstereceği tanıklar dinlenmeli ve sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece tanık dinlenmeden, mücerret olarak senette davalının imzası bulunduğundan bahisle davanın kabul edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan gerekçelerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince davacının temyiz nedenlerinin incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.4.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy