(818 S. K. m. 195, 205)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı Azmi Yürüdü ve vekili avukat Esin Temel geldi, davalı taraftan gelen olmadı onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı şirketten 5 adet damızlık düve satın aldığını, hayvanların aşılarını yaptırmayı taahhüt eden davalının bu aşıları yaptırmaması nedeni ile sığır vebasından öldüklerini bu nedenle maddi manevi zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.100.000.000 TL maddi, 500.000.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ise hayvanların aşılarının gümrükte yapılması gerektiği için sorumlu olmadıklarını ayrıca davacının ölen hayvanlar için ilgili bakanlıktan tazminat olarak zararını telafi ettiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 1.100.000.000 TL maddi 125.000.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacıya davalı taraftan 9.11.1995 tarihinde satılıp teslim edilen hayvanların veba hastalığı nedeni ile öldüğü davalının hayvanları yurtdışından ithal ederken gemide veba aşısını yaptırmadığı gibi taahhüdünde olduğu üzere gemiden indirildikten sonra da veba aşısı yaptırmadan davacıya sattığı, bu durumu davacıdan gizlemek suretiyle onu iğfal ettiği iddia, savunma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasındaki satım akdinin BK 195 ve devamı maddeleri hükmü uyarınca kanunen münfesih olduğunun kabulü gerekir. Buna göre davacı davalıdan aynı kanunun 205. maddesi 2 ve 3. fıkra hükümleri uyarınca talepte bulunma hakkına sahiptir. Sözleşme ayaktaymış gibi hayvanların dava tarihindeki veya kabulde olduğu gibi değerlendirme tarihindeki değerini isteyemez. Çoğun içinde azda vardır kuralı uyarınca mahkemece, davacının davalıdan anılan madde hükümleri uyarınca talep edebileceği miktar saptanıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yasa hükümleri gözardı edilerek sözleşme münfesih olmamış gibi yazılı olduğu şekil ve miktarda hayvanların değerine hükmedilmesi doğru değildir. Mahkemece yapılacak işi davacının davalıya hayvanların alımı nedeni ile ödemiş olduğu bedel ile bu hayvanların satın alınması ile ilgili olarak davacı tarafından yapılan tüm masraf ve giderler davacının doğrudan uğramış olduğu diğer zararları saptamak, anılan yasa hükmü de gözetilmek ve isteği aşmamak üzere bir karar vermekten ibarettir. Öte yandan davacı hayvanların ölümü nedeni ile dava dışı bakanlıktan zararlarına karşılık olmak üzere 453.328.000 TL tahsil etmiştir. Bu miktarda uyuşmazlık konusu değildir. Ne var ki davacı bu miktarın üzerindeki zararını kanıtladığı taktirde davalıdan isteyebilir, ancak davacının az yukarıda belirtilen şekilde saptanacak zararından tahsil ettiği miktarın indirilerek hüküm kurulması gerekir. Mahkemece mahsup işleminin fazlaya ilişkin açılacak davada gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle karar verilmesi de ayrıca bozmayı gerektirir.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.05.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy