(818 S. K. m. 205)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıdan 135.000.000 TL. peşin bakiyesi için de iki adet çek vererek bulaşık makinası satın aldığını ancak bulaşıkların temiz yıkanmadığını, arızanın birkaç kez gelen servis elemanları tarafından da giderilemediğini bu nedenle davalıya gönderdiği 15.12.1997 tarihli ihtarla sözleşmeyi feshettiğini belirterek makinanın iadesi ile bedelin ödenmesini istediğini satıcının ise, 14.11.1997 keşide tarihli çeki takibe koyduğunu öne sürerek sözleşmeyi feshetmiş olması nedeniyle borçlu olmadığının tespitini yapılan ödemenin istirdadını %40 inkar tazminatının ödetilmesini istemiştir.
Davalı, makinanın ayıplı olmadığını, alıcının şikayetinin kullanma hatasından kaynaklandığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, makinanın iadesi ve fazla ödenen miktarın iadesi taleplerinin reddine, makinanın onarım bedeli ve değer kaybı karşılığı olarak toplam 42.500.000 TL. nin ödetilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İddia savunma ve toplanan delillerden davalı tarafından davacıya satılan bulaşık makinesinin ayıplı olduğu, bu ayıbın hemen davalı satıcıya veya onun yetkili servisine alıcı tarafından ihbar edildiği ve ayıbın dava tarihi itibariyle de giderilememiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı gerek Borçlar Kanunu genel hükümleri uyarınca, gerekçe Tüketicinin Korunması Kanunu hükümleri uyarınca davalı ile aralarındaki satım akdini feshederek verdiği bedelin iadesini isteme hakkına sahiptir. Davacı bu davadan evvel davalıya ayrıca ihtar göndererek satılanı geri almasını, satış bedeli ve çekleri de iade etmesini istemiştir. Davalı bu durumda montajını yaptığı makinayı davacı yedinden alarak bunun için almış olduğu bedel ve varsa senetleri de davacıya iade etmekle yükümlüdür. Davalının bu yükümlülüğü karşısında, davacının satılanı bir tevdi yerine teslim ettikten sonra verdiğini geri isteyebileceğinin kabulüne olanak yoktur. Mahkemece davacının davalıya vermiş olduğu bedel, senet ve çekleri geri isteyebileceği hukuksal gerçeği gözardı edilerek, davacının satılanı bir tevdi mahalline veya davalıya önceden teslim etmediği gerekçesiyle davacının ancak ayıpların giderilmesi için gerekli gideri ve bundan dolayı satılanda husule gelebilecek değer kaybından doğan zararın hüküm altına alınması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.1.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy