(4077 S. K. m. 1, 2, 3, 4, 23)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya ait dershaneye iki öğrenci kaydettiğini, karşılığında 280.000.000 TL. lık bono verdiğini, kitap parası adı altında 40.000.000 TL. daha istenince kızını dershaneye göndermekten vazgeçtiğini ve sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini belirterek, bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitini, takibin iptalini %40 inkar tazminatının ödetilmesini istemiştir.
Davalı, kitap parası istenmediğini, öğrencinin dershaneye devam etmemesinin bonodan dolayı borçlu olmadıklarının tespitini gerektirmediğini öne sürerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu gereğince davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Tüketicinin korunması hakkında 4077 sayılı kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde Bu kanunun amacı, ekonominin gereklerine ve kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarların koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir. sözlerine yer verilip, kanunun çıkarılış gayesi belirtilmiş, kapsam başlıklı 2. maddesinde Bu kanun, 1 nci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü hukuki işlemi kapsar. sözleriyle anılan kanunun kapsamı belirlenmiş, 3. maddesinde kanunun uygulanması ile ilgili tanımlar yapılıp bu arada, Ticaret konusu taşınan eşyayı mal, Bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan bedeni ve veya fikri faaliyetleri hizmet, Bir mal veya hizmeti özel amaçlarla satın alarak nihai olarak kullanan veya tüketen gerçek veya tüzel kişiyi tüketici, Kamu kurum ve kuruluşları da dahil olmak üzere tüketiciye mal ve hizmet sunan gerçek veya tüzel kişileri satıcı olarak tanımlamıştır. Aynı kanunun ayıplı mal ve hizmetler başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan veya satıcı tarafından vaad edilen veya standardında tesbit edilen nitelik ve veya niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mal veya hizmetler, ayıplı mal veya ayıplı hizmet olarak kabul edilir. sözleriyle tüketiciye satılan mal ve hizmette nelerin ayıp sayılacağı belirtilmiştir. Tüketici mahkemeleri başlıklı 23. maddesinin l. fıkrasında ise, Bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır. hükmüyle kanunun uygulanmasından doğacak ihtilaflara bakacak görevli mahkeme belirtilmiştir.
Somut olay değerlendirildiğinde; az yukarıda açıklanan yasa maddelerinin kapsamı içinde düşünülmesi gereken tüketici davacı ile satıcı davalı arasında, ayıplı hizmet satımından kaynaklanan bir uyuşmazlık bulunduğunun kabulü zorunlu olur. Hal böyle olunca sözü edilen yasanın 23. maddesi hükmü gereğince davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevlidir.
Görev yönü resen gözetilmesi gerekirken hususlardandır. Mahkemece görev yönü düşünülmeden davanın esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.02.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy