(1086 S. K. m. 356, 290) (818 S. K. m. 81, 213)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat M.Avni Kirişcioğlu geldi diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya 2.170.000.000 TL. satış bedelini tamamen ödeyerek iki adet maden sahasını satın aldığını, ancak davalının maden sahasının devrini yapmadığı gibi aldığı bedelini de ödemediğini ileri sürerek 2.170.000.000 liranın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının satış bedeli ödemediği gibi taahhüdünü de yerine getirmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının protokolde yazılı bedeli ödediğine dair delil ibraz edilmediği ve protokolde de bu hususta bir kayıt bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 23.9.1996 tarihli satış protokolünün 1. Maddesinde satış bedelinin 2.170.000.000 TL. olduğu ve bedelin tamamı ödendikten sonra satış ve devir işlemlerinin yapılacağı hükmü bağlandıktan sonra 3. Maddesinde de "işçi ödemelerinin 100.000.000 TL.sı bizim hesaba mahsuben işçilere ödenecektir. 100.000.000 TL. peşin alınmıştır. Bakiye 2.070.000.000 TL. bakiyeden sonra senetle 1.970.000.000 TL. alınmıştır." Kaydı düşülmüştür. Davalının imzasını ve içeriğini inkar etmediği bu sözleşmedeki açık anlamdan bedelden 100.000.000 liranın davalı tarafça peşin alındığı, 1.970.000.000 liralık da senet alındığı anlaşılmaktadır. Davalı yazılı olan bu beyan ve ikrarlarına aykırı olarak hiç ödeme yapılmadığını savunmaktadır. Davalı belge ile senet aldığını kabul ettiğine göre ödeme yapılmamış ise davacının verdiği 1.970.000.000 liralık senetlerin davalının elinde olması gerekir. Öyle ise mahkemece öncelikle sözleşmedeki bu açık ikrar ve kabullere karşı davalının diyecekleri sorulmalı, sözleşme ile aldığı 1.970.000.000 liralık senedin akıbeti kendisine açıklattırılmalı, davalıdan bu sentleri istenmeli, bunun sonucuna uygun olarak gerektiğinde davalıya yemin delilide hatırlatılıp bir karar verilmelidir. Mahkemenin yazılı delilin aksine tanık dinlemek ve bunların beyanlarına itibar etmek suretiyle yazılı şekilde karar vermesi usule ve kanuna aykırıdır. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.6.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy