(6762 S. K. m. 21) (3095 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı davacı avukatı tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı Güral Karaman ile davacı vekili avukat Adnan Zorluoğlu'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, müteahhit olan davalıdan noter satış vaadi sözleşmesine dayanarak bir daire satın aldığını, arsa sahipleriyle davalı arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedildiğini, arsa sahipleri aleyhinde açtığı tapu iptali davasını kaybettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 3.000.000.000 TL tazminatın reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava dışı arsa sahipleriyle aralarındaki sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığı için, geçersiz olduğunu, davacının kendisine halen 13.000.000 TL borcu bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak ve davacının ödenmediği 13.000.000 TL tutarındaki borcunun tüm daire bedeline oranı gözönünde bulundurulmak suretiyle 2.801.937.500 TL tazminatın % 50 oranındaki yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı tacir olup, davacıyla aralarında düzenlenmiş bulunan sözleşmede ticari iş mahiyetindedir. TTK 21/2 maddesine göre bir taraf için ticari iş mahiyetinde olan sözleşmeler, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğer taraf içinde ticari iş sayılır. Bu durumda 3095 sayılı Yasanın 2/3 maddesi gereğince ticari işlerde temerrüt faizi reeskont faiz oranına göre istenebileceğinden, yasal faize hükmedilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7. maddesi hükmü gereğidir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının 2 nolu paragrafının ikinci satırındaki (% 50 yasal) söz ve rakamının karardan çıkarılmasına yerine (reeskont) kelimesinin yazılmasına hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın onama harcından çıkartılmasıyla arta kalan 100.837.165 liranın temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, davacının peşin harcından arta kalan 23.170.000 liranın istek halinde iadesine, 27.06.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy