(818 S. K. m. 392)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilâmda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, davalıları, yurtdışından adına otomobil ithal etmeleri için vekil tayin ettiğini, davalıların otomobili Almanya'dan 50.500 Alman Markına satın aldıklarını, 2650 Alman Markı da masraflarının olduğunu söylediklerini, bu paraları kendilerinee ödediğini, davalıların fatura ve ödeme makbuzlarını vermediklerini, yaptığı piyasa araştırmasına göre otomobilin Türkiye'ye maliyetinin 35.000 ALlman Markı civarında olduğunu ödendiğ ini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik 2500 Alman markının aynen veya fiili ödeme günündeki TL. karşılığının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, otomobili Almanyadan 50.500 marka satın aldıklarını davacının daha az vergi ödemesi için onun isteği ve bilgisi dahilinde satın aldıkları firmaya faturayı 36.700 mark olarak düzenlettiklerini savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, 2.9.1999 tarihli bilirkişi raporu esas alınmak davacının davalılara 4375 Alman markı fazla ödemede bulunduğu gerekçe gösterilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş;hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Borçlar Kanununun 392. maddesi hükmü uyarınca vekil, yapmış olduğu işin hesabını vermeye mecburdur. Vekil olan davalılar, davacı adına satın almış oldukları araç için 36.700 Alman markı tutarında faura ibraz etmişler ancak bu faturada bedelin davacının talimatıyla düşük gösterildiğini ileri sürmüşlerdir. Davacıdan böyle bir talimat aldıklarını davalı vekillerin yasal delillerle ispat etmes gerekir. Firmadan sonradan alınan belge faturanın içeriğini değiştirmez. Faturaya itibaredilerek isteğin kabulüne karar verilmesi gerekirken birtakım varsayımlaar dayanılarak hazırlanmış bulunan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmaıs usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına (BOZULMASINA), peşin harcın istek halinde iadesine, 9.5.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy