(1086 S. K. m. 437)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, taraflar arasındaki 5.8.1995 günlü sözleşmeyle, Esenyurt Belediyesi'nden alınan kanalizasyon inşaat işinin birlikte yürütülüp, karın eşit şekilde paylaşılmasının kararlaştırıldığını, işin yapıldığını, ancak davalıların kendi payına düşen alacak tutarını ihtara rağmen ödemediklerini ileri sürerek, 901.616.975 TL. nin 28.6.1996 temerrüt tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, beşinci hak ediş tutarının kesin olarak belirlenmediğini ve bunun bedelinin henüz ödenmediğini, diğer kalemlere ilişkin alacak iddialarının da doğru olmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne, 84.998.340 TL.nin 28.6.1996 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte ödetilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki 5.8.1995 tarihli sözleşmeye konu işin yapılıp bitirildiği, ilk dört hak ediş tutarının belirlenip bedellerinin ödendiği uyuşmazlık konusu değildir. Davacı, alacak istemini, bu işe ilişkin beşinci hak edişe de dayandırmış, mahkemece, davacının diğer alacak kalemlerinin kanıtlanamadığı kabul edilip, anılan hak ediş tutarından payına düşen tutarın ödetilmesine hükmedilmiştir. Davalılar tüm aşamalarda, beşinci hak ediş bedelinin ödenmediğini, o nedenle davacının bundan dolayı bir talepte bulunamayacağını savunmuşlardır. Gerçekten de, getirtilen hak ediş dosyası içeriğinden, sözleşmeye konu işle ilgili olarak, iş sahibi Esenyurt Belediyesi tarafından 9.8.1996 tarihinde beşinci hak ediş raporunun düzenlendiği ve bedelinin 552.231.940 TL. olduğu anlaşılmakta, ancak dosyada bunun bedelinin, yüklenici durumundaki davalı İrfan Aktaş'a ödenmiş olduğuna dair herhangi bir belge ya da açıklama bulunmamaktadır. Davalıların o yoldaki savunmalarına rağmen, mahkemece bu yön üzerinde durulmamış, beşinci hak ediş bedelinin ödenmiş olup olmadığı araştırılmamıştır. Her dava, açıldığı tarihteki koşullara göre incelenip değerlendirilmek zorundadır. Eldeki davanın açıldığı tarih itibariyle anılan hak ediş bedelinin henüz ödenmemiş olması halinde, davacının bundan dolayı davalılardan bir alacak isteminde bulunamayacağı çok açıktır. O halde mahkemece yapılması gereken iş, söz konusu beşinci hak ediş bedelinin ödenmiş olup olmadığının, ödenmişse tarihinin ve miktarının sorulup belirlenmesi, davanın açıldığı tarihten önce bir ödeme yapılmış ise, bu miktardan sözleşme çerçevesinde davacının payına düşenin belirlenip hüküm altına alınması; dava tarihi itibariyle henüz bir ödeme yapılmamışsa, davacının buna ilişkin talep hakkının doğmadığının benimsenmesi ve isteğin reddine karar verilmesinden ibarettir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 06.06.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy