(4077 S. K. m. 8, 9)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Mukaddes Cebeci gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak, dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı ile imzaladığı 2.11.1996 tarihli 100 yıllık uluslar arası devre tatil sözleşmesinin kapıdan satış şeklinde düzenlenmiş olmasına rağmen kendisine cayma belgesi verilmediğini sözleşme gereğince 4070 dolar ödeme yapmasına rağmen tatil hakkının kullandırılmadığını, sözleşmeden uyarak ödediği bedeli istemesine rağmen ödenmediğini öne sürerek, sözleşmenin feshi ile ödediği bedelin takibine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin 4077 sayılı Kanun kapsamında olmadığını, sözleşme konusunun satış değil, kullandırmaya yönelik kiralama akdi olduğunu, sözleşmeden yaklaşık bir yıl sonra cayma hakkının kullanılmak istendiğini beyanla davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece sözleşmenin kapıdan satış niteliğinde olduğu, 4077 sayılı Kanunun 9. maddesine uygun cayma belgesi verilmediği bu halde davacının 7 günlük süre ile bağlı olmaksızın her an sözleşmeden dönebileceği gerekçesiyle dava kabul edilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) 4077 sayılı Tüketiciyi Korunması Hakkındaki Kanun'un kapıdan satışlar başlıklı 8. maddesinde kapıdan satışın tamını yapılmış, 9. maddesinde de kapıdan satışlarda satıcının yükümlülüğü belirtilmiştir. Hemen belirtelim ki, taraflar arasındaki sözleşmenin salt devre tatil sözleşmesi olması, bu sözleşmenin 8. maddede tanımlanan şekilde kapıdan satış olduğunun kabulü için yeterli değildir. Davacı, davaya konu sözleşmenin kapıdan satış şeklinde yapılmış olduğunu iddia ettiğine göre öncelikle bu devre tatil sözleşmesinin anılan yasanın 8. maddesinde tanımlanan ve kanunun verdiği yetkiye dayalı olarak yayınlanan Kapıdan Satışlara İlişkin Uygulama Usul Ve Esaslarına Dair Tebliğ de açıklanan şekilde yapıldığını, kanıtlaması gerekir. Mahkemece davacıdan bu iddiasına ilişkin delilleri alınmalı, varsa davalının karşı delilleri ile birlikte toplanmalı gerçekten davaya konu sözleşmenin kapıdan satış şeklinde yapıldığının saptanması halinde şimdiki gibi davanın kabulüne karar verilmeli aksi halde davanın reddine karar verilmeli, aksi halde davanın reddine karar verilmelidir.
Mahkemenin hiçbir inceleme ve araştırma yapmadan satışın kapıdan satış olduğu kabul edilerek cayma belgesi verilmediğini gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 20.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.06.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy