(818 S. K. m. 207)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı şirketten aldığı domates tohumu ile ekim yaptığını, ancak tohumun kalitesiz olduğunu ve Shasta F1 tipi tohum olmadığını, bu nedenle zarara uğradığını ileri sürerek tesbit bilirkişi tarafından belirlenen 266.946.240 TL zararının tahsili için davalı aleyhine yaptığı icra takibine vaki davalının itirazının iptalini ve icra-inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı B.K. 207. maddesinde yazılı zamanaşımı süresinin dolduğunu, icra-inkar tazminatı istenemeyeceğini savunmuş ve davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının iğfal edildiği ve bu nedenle davalının zamanaşımı savunmasına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle bilirkişi raporunda belirlenen 196.350.000 TL yönünden icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
B.K.nun 207. maddesinin son fıkrası satıcı alıcıyı iğfal etmiş ise 1 senelik mürüru zamandan istifade edemez hükmünü ihtiva etmektedir. Anılan bu kanun hükme satıcının satım akdinin inikadı sırasında alıcıyı iğfal etmesi, onu kandırıp ikna etmesi ve ayıplı malın satımının bu iğfal sonucunda gerçekleşmiş olması halinde uygulanır. Bizatihi tohumdan veya fidandan ayıbın anlaşılamaması ve bunun bu şekliyle iğfal kabiliyetinin bulunması mahkeme kabulünün aksine anılan fıkra hükmünün uygulanmasını gerektirmez. Salt davalının davacıya Shasfa F1 marka tohum yerine başka bir cins tohum satmış olması satıcının alıcıyı iğfal ettiğini göstermez, ancak satıcının ayıbına işaret eder. Davacı, davalı satıcının başlangıçta kendisini ne şekilde iğfal ettiğini olgulara dayanarak ileri sürmemiş ve bu konuda bir kanıtta getirmemiştir. Dava konusu tohumlar davacıya 1996 yılı Ekim ayı içinde satılıp teslim edilmiş, davacı 1996 yılı Ağustos ayında tesbit yaptırmış ancak yıl içerisinde ayıptan dolayı oluşan zararını öğrenmiş olmasına karşın satılanın tesliminden itibaren 1 yıllık süre içerisinde dava açmamıştır. Mahkemenin anılan yasa hükmünü uygulamada yanılgıya düşerek, davanın 1 yıllık süre içinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekirken, olayın özelliğine uygun düşmeyen gerekçelerle kabulü usul ve kanuna aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.05.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy