(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, doğalgaz fatura bedellerini ödemeyen davalının, bunların bedelinin ve gecikme zammı ile KDV.sinin tahsili istemiyle yapılan icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, abone sözleşmesine göre doğalgaz bedellerine gecikme zammı uygulanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki abonman sözleşmesi hükümleri karşısında, davalının gecikme zammı ve KDV.ye ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, Aralık 1995/Nisan 1997 önemleri arasına ait, doğalgaz fatura bedelleri ile, bu bedele uygulanan gecikme zammı ve onun KDV.sinin tahsili istemiyle icra takibi yaptığı, davalının fatura bedelleri yönünden herhangi bir itirazda bulunmadığı, ancak, gecikme zammı ve onun KDV.sine itiraz ettiği dosya kapsamından açıkça anlaşılmaktadır. Davalı, eldeki davaya cevabında da, davacı ile aralarındaki abonelik sözleşmelerinin, gecikme zammını içermeyen tarife üzerinden imzalandığını, o nedenle gecikmeden dolayı kendisinden bir gecikme zammı istenilemeyeceğini savunmuş ve bu savunmasını, davacının 15.2.1993 tarihli yazısına dayandırmıştır. Gerçekten de örneği dosyada bulunan bu yazıdan, davacının resmi kuruluşlarda tüketilen doğalgaz için 1.1.1993 tarihinden itibaren uygulanacak satış tarifesini üç seçenekli olarak belirleyip, bunlardan uygun görülecek biri çerçevesinde abonelik sözleşmesi yapmasını davalıdan istediği; (a) ve (b) bentlerinde gösterilen seçeneklerin, ödemede gecikilmesi halinde gecikme zammı ödemeyi kabul eden abonelerin, daha düşük birim fiyat üzerinden doğalgaz satın alma hakkını içerdiği, (c) seçeneğinin ise, gecikme zammı ödemeyi kabul etmeyen abonelere, diğer seçeneklerdeki miktarlardan daha yüksek bir birim fiyat üzerinden gaz satın alma hakkını tanımakta olduğu; davalı belediyenin bu yazıdaki seçenekleri kendi koşulları yönünden değerlendirip, mali olanaksızlıklar nedeniyle ödemelerin zamanında yapılamadığını gözeterek, gecikme zammını içermeyen (c) seçeneğindeki tarife ve koşullar üzerinden abonelik sözleşmesi yapılmasının daha uygun olacağı sonucuna vardığı ve bu hususun, Belediye İdari ve Mali İşler Müdürü tarafından başkanlık makamına gönderilen 10.3.1993 günlü yazıda açıklandığı, aynı gün, bu nitelikte bir sözleşme yapılmasına olur verildiği açıkça anlaşılmaktadır. Yine, davalının örneklerini dosyaya sunduğu ve tarafların temsilcilerince imzalanmış olan üç ayrı abonelik sözleşmesinin özel şartlara ilişkin bölümlerinin boş olduğu, gecikme zammına ilişkin herhangi bir hükme yer verilmediği; oysa davacı tarafından dosyaya örnekleri sunulan imzasız matbu sözleşme metinlerinin özel şartlar bölümlerinde, işbu sözleşmenin 24. maddesi uyarınca saptanan doğalgaz satış tarifelerine göre tahakkuk edecek fatura bedellerini süresi içinde ödemediğimiz takdirde, tarifeler uyarınca gecikme zammını ödeyeceğimizi kabul ve taahhüt ederiz ibaresinin bulunduğu görülmektedir. Bu durumda, taraflar arasındaki abonelik sözleşmelerinin, davacı tarafından önerilen tarifelerden (c) seçeneğindeki zamsız tarife üzerinden imzalanmış olduğunun kabulü zorunludur. Davacı da bunun tersini iddia ve ispat edememiştir. Davacı, diğerlerine göre daha yüksek birim fiyat üzerinden gaz satın alması şartıyla, davalıdan ödemelerde gecikmesi halinde gecikme zammı istememeyi sözleşmede kabul etmiş olmakla, artık bağlı bulunduğu bu sözleşmeye aykırı şekilde gecikme zammı isteminde bulunamaz. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davalının imzasını taşımayan matbu sözleşme örneğindeki hükme dayalı değerlendirmeleri içeren bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle, yazılı şekilde hüküm tesisi usule ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 16.05.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy