(818 S. K. m. 158)
Dava: Taraflar arasındaki tapu tescil ve tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı yükleniciden satın aldığı dairenin tapusunun verilmediğini belirterek, dairenin tapuda adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde, daire bedeli olarak ödediği 15.000 DM ile sözleşmede cezai şart olarak kararlaştırılan 15.000 DM toplamı olan 30.000 DM'ın ve ayrıca yedi aylık kira mahrumiyeti tutarı olan 210.000.000 TL.nın ödetilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece arsa sahipleri olan davalılar bakımından davanın reddine, davalı yüklenici yönünden davanın kısmen kabulüne, davacının ödediği 15.000 DM satış bedelinin istirdadına fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında düzenlenen satış sözleşmesi davalı yüklenicinin şahsi hakkının temliki sözleşmesi olarak hukuken geçerlidir. Hukuken geçerli bulunan sözleşmede kararlaştırılan ceza koşulu da tarafları bağlar. Sözleşme hükmü bir bütün olarak değerlendirildiğinde kararlaştırılan ceza koşulu seçimlik ceza niteliğindedir. Bu halde davacının ödemiş olduğu 15.000 DM ile birlikte mütalaa edildiğinde dönme hali için kararlaştırılan 30.000 DM'lik ödeme az yukarda açıklandığı gibi B.K.nun 158. maddesinde düzenlenen seçimlik ceza niteliğindedir. Mahkemece bu nitelikteki cezanın ifaya eklenen ceza olarak nitelendirilmesi doğru değildir. Öyleyse davalının yüklenici ve bu sıfatla da tacir olması nedeniyle davacı, kararlaştırılan cezayı da isteyebilir. Mahkemece ceza koşulu tazminatının reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Birinci bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.06.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy