(3533 S. K. m. 7) (233 S. KHK m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, Taşucu Belediye Başkanlığı tarafından davalı Tekel Tütün Mamulleri Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğü aleyhine açılan kira tespit davasına yerel mahkemenin 3533 sayılı kanun gereğince hakem sıfatıyla bakılıp hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle dosya okunup gereği düşünüldü:
Davacı Belediye Gümrük sahası içinde bulunan taşınmazda davalı idarenin kiracı olarak bulunduğunu, aylık kiranın emsallerine göre düşük olduğunu ileri sürerek, dilekçesinde açıkladığı miktara yükseltilmek suretiyle tespitini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini istemiş yerel mahkeme hakem sıfatı ile baktığı davada, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş; davalı idarenin itirazı yine aynı mahkemece reddedilmek suretiyle hüküm kesinleşmiştir.
3533 sayılı yasanın 7. Maddesinde Umumi Mülhak ve hususu bütçelerle idare edilen daire ve belediyelerle sermayesinin tamamı devlete veya belediyeye yada hususi idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan ihtilafları adliye mahkemeleri vazifesi dahilinde bulunanları bu kanunda yazılı tahkim usulüne göre halledileceği hükme bağlanmıştır.
Davacı Belediye Başkanlığının açıklanan yasada tanımı yapılan kurumlardan olduğu yönü tartışmasızdır. Uyuşmazlık davalı Tekel Tütün Mamulleri Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğünün hukuki niteliğinden kaynaklanmaktadır. Davalının 233 sayılı Kamu İktisadi Teşekkülleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin ekinde yer alan listeye göre Kamu İktisadi Kuruluşu olduğu anlaşılmaktadır. Anılan kararnamenin kapsam ve amacını açıklayan birinci maddesinde İktisadi Devlet Teşekkülleri ile Kamu İktisadi Kuruluşların kararnamenin kapsamında olduğu belirtilmiş ve bunların özel bir tarzda ve ekonominin kurallarına göre yönetilmeleri gerektiği vurgulanmıştır. Davalı kuruluşun sermayesinin tamamını devlete ait olan tekel niteliğindeki mal ve hizmetlerin kamu yararı gözeterek üretmek ve pazarlamak üzere kurulduğu ve gördüğü bu kamu hizmeti dolayısıyla ürettiği mal ve hizmetler yönünden imtiyaz sayılan Kamu İktisadi Teşebbüsü olduğu açıklanmıştır.
Yukarda açıklanan kararnamenin 4. Maddesinde ise tüzel kişiliğe sahip olan bu teşebbüslerin kanun hükmünde kararname ile saklı tutulan hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. Bu açıklamalar karşısında davalı kuruluşun kanun hükmündeki kararnamenin kapsamında kalan Kamu İktisadi Kuruluşu (KİK) olduğu tartışmasızdır. Yukarıdaki açıklamaların değerlendirilmesi sonucu bu teşebbüsler arasında çıkacak uyuşmazlıklar ile bu teşebbüslere karşı kamu tüzel kişileri ile kamu kuruluşlarınca açılacak davaların özel hukuk hükümlerine tabi olacağı anlaşılmaktadır. Açıklanan bu nedenlerle davalının 3533 sayılı yasaya da belirtilen ve zorunlu tahkime tabi kuruluşlarda sayılmayacağı anlaşıldığından taraflar arasında ki uyuşmazlığın genel hükümlere göre adliye mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. Değinilen bu yönlerin göz ardı edilmesi sonucu taraflar arasında uyuşmazlığın hakem sıfatı ile bakılıp sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının HUMK. nun 427/6-7 maddelerine dayalı bozma isteğinin kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle sonucu etkili olmamak üzere BOZULMASINA, bozma kararının bir örneğinin yayınlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesi, 12.06.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy