(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacılar davalı kiralayanın kira alacağı olduğundan bahis ile aleylerine icra takibi yaptığını, haksız takip nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini, teminatın iadesine, 100.000.000.TL. tamirat bedelinin tahsilini ve inkar tazminatı ödetilmesine ve ayrıca birleşen dava ile de icra dosyasına 05.08.1997 tarihinde ödedikleri 4.063.Amerikan Dolarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıların icra takibine itirazlarının kaldırıldığını, iki yıl süreli kira sözleşmesi gereğince yeni kiracı bulununcaya kadar kira parasından sorumlu olduklarını, kiralananın hasarlı olarak tahliye edildiğini, teminatın ödenmeyen elektrik, su ve apartman gideri borcuna mahsup edileceğini, faiz talebi itibariyle bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddi ile 3.504 Amerikan Doları üzerinden inkar tazminatının tahsilini dilemiştir.
Mahkemece istirdat istemi yönünden davanın kısmen kabulü ile 3.187 Doların davalıdan tahsiline, inkar tazminatı talebi ile teminat, tazminat ve birleştirilen davadaki faiz talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının tüm, davacıların aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacılar davalının Şişli 2. İcra Müdürlüğünün 1997/1049 takip sayılı ve 10.862.04. Amerikan Doları alacağın tahsiline ilişkin olarak yaptığı icra takibi nedeniyle borçsuzluğun tespitine karar verilmesi istemiyle bu davayı açmışlardır. Davada ödemenin durdurulması konusunda alınmış bir ihtiyati tedbir kararı bulunmadığı için takip konusu borçtan 4.063 Amerikan Dolarının 05.08.1997 tarihinde davacılar tarafından ödendiği böylece açılan bu menfi tespit davasının İ.İ.K.nun 72/6 maddesi uyarınca ödenen miktar yönünden istirdat davasına dönüştüğü anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacıların davalıya anılan takip dolayısıyla fazladan 3.187.Amerikan Doları ödeme yaptıkları belirlenerek bu miktarın istirdadına karar verildiğine göre davacıların istirdadına karar verilen bu alacakları için 05.08.1997 tarihinden itibaren faiz isteme hakları bulunmaktadır. Nitekim davacılar birleştirilen dava ile bu yönden de faiz istemişlerdir. Olayda menfi tespit davası kanun gereği istirdat davasına dönüştüğü ve elde bir dava bulunduğu için İ.İ.K.nun 72/7. fıkrasında sözü edilen bir yıllık sükutu hak süresinin uygulanmasına hukuken olanak yoktur.
O nedenle mahkemenin davacıların iadesine karar verilen miktar için faiz istemlerinin reddine karar vermesi doğru olmayıp karar bu yönden bozulmalıdır.
3- Öte yandan davacılar bu davada kira sözleşmesi ile birlikte verdikleri 180.000.000.TL.lik teminatın da kendilerine ödenmesini ayrıca istemişlerdir. Teminatın kira parası borçlarına karşılık mahsup edilemeyeceği sözleşmede öngörüldüğüne göre davalının bu teminatı yedinde bulundurmasını gerektiren ve sözleşmeden kaynaklanan alacakları bulunup bulunmadığı, varsa miktarı mahkemece saptanmalı, davacıların sözleşmeye göre sözleşme süresi içinde ödemeleri gereken gerek hasar gerekse elektrik, su ve diğer kalemlerden borçları varsa bunlar saptanmalı, teminat kapsamındaki davacılar borcunun teminatın üzerinde bulunması halinde teminatın ödetilmesine ilişkin istem reddedilmeli, altında ise aradaki farka hükmedilmelidir. Mahkemece bu yönden tarafların delil ve karşı delilleri toplanmadan dosya içeriğine ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun düşmeyecek şekilde davacıların teminat isteklerinin reddine karar verilmesi de ayrıca bozma nedenidir.
4- Diğer taraftan dava, 10.862.04 Amerikan Doları alacağın tahsili için yapılan icra takibine karşı menfi tespit davası olarak açılmıştır. Az yukarıda açıklandığı gibi bu takip konusu alacağın bir bölümü davacılar tarafından icra dosyasına ödendiği için ödenen kısımla ilgili olarak dava, istirdada dönüşmüştür. Mahkemece sadece istirdada dönüşen bölüme ilişkin bir karar verilmekle yetinilmiş, davacıların menfi tespite ilişkin bakiye istekleri hakkında ise olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Davadaki tüm istekler hakkında mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilme gereği usulün amir hükmüdür. Mahkemenin bu yönü göz ardı etmiş olması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: 1. bent gereğince davalının tüm, davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2,3 ve 4. Bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 08.02.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy