(6762 S. K. m. 21)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davacı Ayşe (Güler) Vagner'in davacının kısmen kabulüne, kısmen reddine, birleştirilen dava yönünden davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde dava.. avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı müteahhitten satın aldığı 6 nolu dairenin henüz tamamlanıp kendisine teslim edilmediğini bildirerek 165.760.000 TL eksik işler bedeli ve 207.000.000 TL mahrum kaldığı kira kaybı toplam 372.760.000 TL.nın en yüksek banka faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, yapılan sözleşme gereğince tüm imalatların tamamlanarak dairenin teslim edildiğini beyanla davanın reddini dilemiş; açtığı ve mahkemece bu dava ile birleştirilen davasından ise ek sözleşme ile davacının ödemesi kararlaştırılan 5000 DM'ın mevduat faizi ile tahsilini istemiştir.
Mahkemece, eksik iş bedeli 61.644.000 TL.nın dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline, birleştirilen davanın kabulü ile 5000 DM'nin fiili ödeme günündeki rayice göre milli bankaların 1 yıllık mevduata uyguladığı en yüksek faizi ile davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davacının 29.4.1994 tarihli sözleşmede belirli vadelerde ödemeyi kabul ettiği toplam 5000 DM borcuna karşılık takip konusu 100.000.000 TL.lik senedi verdiğini yasal delillerle kanıtlayamamış bulunmasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, alacağının en yüksek banka faizi ile tahsilini istemiştir. Davalı tacirdir. Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesi hükmü uyarınca taraflardan biri için ticari iş niteliğindeki sözleşmeler, diğeri için de ticari iş sayılır. Bu durumda, davacı alacağına, reeskont oranında faiz isteyebilir. Mahkemenin bu yönü gözden kaçırarak davacı alacağının yasal faizi ile tahsiline karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz olunan kararın hüküm bölümünün birinci bendinin (a) başlıklı kısmındaki 2. satırındaki yasal faizi ile birlikte ibaresinin silinerek bunun yerine aynen reeskont faizi ile birlikte sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın onama harcından çıkartılmasına, 12.06.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy