(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının telefon borcu için yapılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile inkar tazminatını talep etmiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak, davanın kısmen kabulüyle 151.491.376 lira üzerinden yapılan itirazın iptaline, fazla talebin ve inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Taraflar arasındaki abonman sözleşmesinin 23. maddesi ile davalı abone PTT ile abone arasındaki ilişkilere dair PTT yasa, tüzük ve yönetmelikler ile bu sözleşmede yer almamış genel mevzuat hükümlerine harfiyen uymayı, yasa, tüzük ve yönetmeliklerde, ücret tarifeleri üzerinde sonradan yapılacak bütün değişikliklerin kendisine uygulanmasını kabul etmiştir. Davacı Türk Telekom A.Ş. Yönetim Kurulunun Ağustos 1997 tarihinden itibaren borçlarını ödemeyen abonelerden, son ödeme tarihinden itibaren aylık % 12 gecikme bedeli alınmasına karar vererek, şehiriçi ücret tarifesinin gecikme bedeli ile ilgili 9. maddesini bu şekilde değiştirdiği anlaşılmıştır. Davacı yaptığı icra takibi ile davalıdan 80.040.000 lira asıl alacak 136.207.000 gecikme bedeli ve 10.672.000 lira işlemiş faiz olmak üzere toplam 282.749.000 lira istemiştir. Taraflar arasındaki abone sözleşmesi 23.11.1998 tarihinde feshedildiğine göre, davacı bu tarihe kadarki ödenmeyen abonman ücreti, konuşma ücreti ve bunların ödenmesi için tanzim edilen faturaların ödenmemesi halinde, son ödeme tarihinden itibaren abonman sözleşmesinin tüzük tarihine kadar aylık % 12 gecikme bedeli, ferih tarihinden itibaren de takip tarihine kadar faiz istemekte haklıdır. Mahkemece davacı alacağının açıklanan esaslar çerçevesinde uzman bilirkişi aracılığı ile tespit ettirilerek, hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2- Davacının talep ettiği alacağı likit ve tayin edebilir niteliktedir. İİK. 67/2 maddesi hükmü gereği, davalının itirazının iptal edilen miktarı üzerinden, davacı lehine inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi, kabul şekli bakımından usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. ve 2. bentlerde açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.06.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy