(1086 S. K. m. 437)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı şirket emrinde pilot olarak çalıştığını, iş akdinde yer almamasına rağmen bir dönem maaşından her ay avans adı altında kesintiler yapıldığını, bu kesintilerin eğitim gideri olduğuna dair sözlü beyanlar olduğunu, sözleşmede eğitim giderlerinin çalışan tarafından ödeneceğine dair bir hüküm yokken işverenin haksız olarak kesinti yaptığını, bu nedenle toplam 1.551.127.909. TL. nın kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, istihdam ettiği uçucu personeli eğitim için yurt dışına gönderdiğini ve eğitim giderlerinin yarısının personelin maaşından kesilerek tahsil olunduğunu, davacıdan eğitim giderlerinin teminatını oluşturmak üzere 72.000 Mark tutarında senet alındığını ve davacının isten ayrılması üzerine bu senedin davacıya iade edildiğini, kesinti uygulamasının Ekim 1995'te sona ermesine rağmen davacının bu güne kadar bu uygulamaya itiraz etmediğini ve şirket uygulamasının bu yönde olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacının, davalı şirkette 15.4.1995 tarihinde imzalanan II. Pilot iş sözleşmesi gereğince işe başladığı ve sözleşme süresinin sonunda işten ayrıldığı konusunda bir uyuşmazlık yoktur. Anılan bu sözleşmenin ücret başlıklı 2. maddesinde davacının çalışmalarına karşılık olarak davalının ödemeyi üstlendiği ücretleri de açıkça belirtilmiştir. Sözleşmede çalıştıran olarak davalı şirketin davacı Pilota eğitim hizmeti vereceği, eğitim için yurt dışına göndereceği, bunlarla ilgili olarak yapacağı giderlerden bir kısmına karşılık olmak üzere davacı ücretinden avans olarak kesinti yapıp, böylece tahsil edebileceğine, bu nitelikte alacakları için davacıdan teminat senedi alacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Davalı, davacının bu giderlerden bir bölümünü ödemeyi üstlendiğini, yazılı sözleşmede kararlaştırılan ücretinden kesinti yapılarak ödenmesini kabul ettiğini bir başka davacıyı bağlayıcı yazılı delil ibraz edememiştir. Davacının sözleşme süresinde çalışırken kesintiye ses çıkarmaması davalının yazılı sözleşme ile üstlendiği ücreti tam olarak davacıya ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı gibi, davacı ile davalı arasında yazılı sözleşme hükümlerini değiştirici şekilde ve karşılıklı serbest iradelerin birleşmesiyle vücut bulmuş bir sözleşmenin oluştuğunun da kabulünü gerektirmez. Sözleşmenin özellikle üçüncü maddesi hükümleri karşısında, davacının davalıya teminat senedi vermiş ve bu teminat senedinin iş bitiminde davacıya iade edilmiş olması da bu sonucu değiştirmez.
Davacı, açıklanan şu durumlar karşısında ücretinden haksız olarak davalı tarafından yapılan kesinti tutarlarını geri isteyebilir.
Mahkemece, taraflar arasındaki yazılı sözleşme ve mevcut delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan mahkeme kararının temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 22.06.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy