(818 S. K. m. 32)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı ile davalı Timuçin Aslan tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı Hacı Dağıstan'a ait traktörü bu kişinin vekilinden satın aldığını, sonradan motorunda Katlak, iren balatalarının da sıyrık olduğunun anlaşıldığını öne sürerek giderim bedeli 850.000.000 TL.nın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleştirilen davasında ise bu defa vekilinde sorumlu olduğunu belirterek aynı bedelin davalı Timuçin Aslandan da tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hacı Dağıstan, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, satımdan sonra oluşmuş olabileceğini, davalı Timuçin Aslan ise kendisinin vekil olması nedeniyle sorumlu olamayacağını beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, Hacı Dağıstan aleyhindeki davanın reddine, Timuçin Aslan aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalı Timuçin Aslan tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davalı Timuçin Aslan, davada öne sürülen ayıplı mal satım işini diğer davalı araç sahibi Hacı Dağıstan'a vekaletten yapmıştır. BK.nun 32. maddesi hükmü uyarınca selahiyatar bir mümessil tarafından diğer bir kimse namına yapılan aktin o kimseye intikal eder. Vekilin yaptığı akitte taraf olan satıcı davalı Hacı Dağıstan'dır. Timuçin Aslan bu akitte sadece satıcı vekilidir. O nedenle ayıplı mal satımından dolayı sorumluluk da satıcıya aittir. Satıcı vekilinin kendisine yapılan ayıp ihbarını müvekkili satıcıya bildirmemiş olması satıcının kanundan doğan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Vekilin sorumlu olduğunun kabulünü gerektirmez. Kaldı ki mahkeme kabulünde olduğu gibi kendisine yapılan ayıp ihbarını, müvekkiline vekilin bildirmemiş olması ancak vekil ile müvekkili arasındaki iç ilişkidir. Bu davada davacıya karşı ileri sürülemez.
Bu durum karşısında vekil Timuçin Aslan aleyhindeki birleşen davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken somut olayın özelliğine uygun düşmeyen gerekçelerle kabulüne karar verilmesi, davalı satıcı Hacı Dağıstanlı aleyhindeki asıl davada 600.000.000 TL.nın bu dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesi gerekirken bu davalı aleyhindeki davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: 1. bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen mahkeme kararının davacı ile davalı Timuçin Aslan lehine olmak üzere BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 04.07.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy