(2918 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı, davalı Tarih Türker açısından reddine diğer davalı Rıdvan açısından kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, 10.7.1998'de davalı Tahir Türker'den noterde Renault marka araç satın aldığını, satış bedelini davalıya 1.142.000.000 TL. olarak ödediğini, ancak tescil için başvurduğundan araç üzerinde haciz olduğunu öğrendiğini, aracın ayıplı olduğunu belirterek sözleşmeden döndüğünü, satış bedeli ve satış için yaptığı masraflar toplamı 1.202.595.845 TL.nın 10.7.1998 tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsilini istemiş, birleşen davada ise aynı sebeple araç maliki olan davalı Rıdvan Meriç'den 1.213.565.745 TL.ınn 10.7.1998 tarihinden itibaren faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı Tahir Türker cevabında kendisine ait aracı noter satışı ile davacıya sattığını, davacının haczi bilerek satın aldığını, husumettin yanlış tevcih edildiğini bildirerek davanın reddini dilemiş, diğer davalı ise cevap vermediği gibi yargılamaya da katılmamıştır.
Mahkemece davalı Tahir Türker yönünden davanın husumetten reddine, davalı Rıdvan Meriç yönünden ise 1.207.403.745 TL.nın 10.7.1998 tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş hüküm davacı ve davalı Rıdvan Tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki tüm belgelerden ve davalı vekilinin 27.4.1999 tarihli layihasından, dava konusu 59 FN 969 plakalı aracın davalı Tahir tarafından haricen satın alınıp yine bu satış sırasında kayıt malikinden temin edilen vekaletnameye dayanılarak davacıya satıldığı, satışın gerçekte Tahir adına ve kendisi tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Aracın trafik kaydına haciz konulmuş ve bu haciz davalı tarafından gizlenmiştir. Davacı gizli ayıp olan bu haczi öğrendiği anda satıştan döndüğünü bildirmiştir. Bu nedenle davacı talebinde haklıdır. Davalı Tahir'e husumet düşer, Tahir hakkındaki davanın kabulü gerekirken yazılı şeklide davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2- Davalı, Rıdvan'ın temyiz incelemesinde ise; araç satışında davalı Rıdvan'ın taraf olmadığı gerçekte satış işleminin davacı ile davalı Tahir arasında gerçekleştiği, davalı Tahir'in aracın noterde satış sözleşmesi yapılırken kullandığı vekaletnamenin, Tahir'in haricen satın aldığı dava konusu aracın trafikteki kaydının devrini temin için, kayıt maliki olan Rıdvan'dan temin edilmiş vekalet olduğu, gerçekte davacı ile davalı Rıdvan arasında her hangi bir satış işlemi olmadığı, bu nedenle davalı Rıdvan'a husumet düşmeyeceğinden, hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına 2.bentte açıklanan nedenlerle davalı Rıdvan yararına hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.09.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy