(818 S. K. m. 66)
Dava: Taraflar arasındaki taviz bedeli davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, maliki bulunduğu 1 parsel sayılı taşınmazın resmi satış işlemleri sırasında, tapu kaydında vakıf şerhi bulunması nedeniyle ve davalının işlemlerin yapılabilmesi için şart koşması üzerine taviz bedeli ödemek zorunda kaldığını, tapu kaydında şerhi bulunan Şehzade ... Vakfının gayrisahih vakıflardan olduğunu ve taviz bedeline tabi bulunmadığını ileri sürerek, ödediği 2.400.000.000 TL.nin, yasal faiziyle birlikte istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 4103 Sayılı Kanunun, türlerine göre ayırım yapmaksızın tüm vakıfları taviz bedeline tabi tuttuğunu, davanın hukuki dayanağının bulunmadığını, esasen, ...nın sahih vakıflardan olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davaya konu taviz bedelinin davacı tarafından Gaziosmanpaşa Belediyesi adına yatırıldığı, paranın ve dolayısıyla dava açma hakkının anılan Belediyeye ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
2902 parsel sayılı taşınmazda, dava dışı Gaziosmanpaşa Belediyesine ait hissenin davacı tarafından satın alındığı, taşınmazın tapu kaydında vakıf şerhi bulunması nedeniyle ve davalının istemi üzerine davacının davaya konu taviz bedelini ödediği uyuşmazlık konusu değildir. Ödemeye ilişkin 18.12.1998 günlü vezne alındısında, hisse maliki Belediye adına ödemeyi yapanın davacı olduğu açıkça belirtilmiştir. Bu durumda, davacının, anılan taşınmaz hissesine ilişkin resmi satış işleminin yapılabilmesini temin edebilme ve satıcı durumundaki Belediye yerine dava konusu taviz bedelini ödemek zorunda kaldığı açıktır. Hal böyle olunca, davacı, haksız olarak alındığını ileri sürdüğü bu bedelin istirdadını isteme hakkına sahiptir. Mahkemece işin esası incelenerek, tarafların delilleri toplanmak suretiyle, ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, davacının dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda hüküm kurulması yanlış ve bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.09.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy