(1086 S. K. m. 438)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belirli günde davalı vekili avukat M. Cebeci ile davacı vekili avukat G. Özen'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak, dosya incelendi gereği düşünüldü.
Davacı, kömür madeni işletilmek üzere davalıya kiraya verilen ormanlık sahanın, süre bitmesine rağmen eski topoğrafik yapısına uygun hale getirilmediğini, yapılan delil tespitiyle gereken harcama tutarının 21.771.058.000 TL. olarak belirlendiğini ileri sürerek, bu miktarın olay gününden itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, mevsim koşullarının elverişli olmaması sebebiyle sahayı eski haline getiremediğini, mevsim uygun olduğunda bu işin yapılacağını, ilgili yönetmelik hükümlerine göre davacının önce eski hale getirme işini yapıp, daha sonra bedelini kendisinden istemesi gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporundaki hesaplamaya itibar edilerek davanın kısmen kabulüne, 19.451.433.000 TL. nin 8.7.1994 tespit gününden itibaren %98 reeskont faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ait istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Sözleşmeye ve uyuşmazlığa uygulanması gerektiği tarafların kabulünde bulunan, Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı'nca, 7.2.1998 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmeliğin 50. maddesi hükmüne göre, davalı kiracı tarafından yapılması gerekirken yapılmayan, sahanın eski topografik haline uygun hale getirilmesi işinin, dava tarihi itibariyle davacı tarafından da yapılmamış ve bunun için bir para harcanmamış olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Davacı, davadan önce, miktarını bildirerek, dava konusu alacak yönünden davalıyı temerrüde düşürdüğünü de iddia ve ispat edememiştir. Bu durumda, dava konusu alacağa uygulanacak faizin başlangıcı, dava tarihi olmalıdır. Öte yandan, reeskont faizi, sabit bir oranda olmayıp, dönemlere göre oranı değişen bir nitelik taşır. O nedenle, hükmün, talebi aşmamak kaydıyla, değişen oranları da içerecek biçimde kurulması zorunludur. Mahkemece, faiz başlangıcı ve oranı konusunda açıklanan yönler gözden kaçırılarak yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması yanlış ve bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. Maddesi hükmü gereği görülmüştür.
Yukarda birinci bent gereğince davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle, temyiz edilen kararın hüküm fıkrasının Davanın kısmen kabulü ile sözlerinden sonra gelen üç satırının bütünüyle silinmesine, yerine, 19.451.433.000 TL. nin 15.12.1995 dava gününden itibaren, %98 oranı aşılmamak kaydıyla, değişen oranlarda reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, fazlaya ait istemin reddine sözlerinin yazılmasına, kararın bu biçimde düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın onama harcından çıkartılmasıyla arta kalan 749.236.000 liranın temyiz edenden alınmasına, 20.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 04.07.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy