(743 S. K. m. 627) (818 S. K. m. 61)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, Çorum Çalkışla köyü köy içi mevkiinde bulunan ve sonradan yapılan tapulama çalışmaları sonucunda 2 parsel numarasıyla tapuya kaydedilen taşınmazı, davalıların murislerinden 29.12.1976 tarihinde 15.000 TL. bedelle satın ve teslim aldığını, etrafına taş duvar örmek için 50.000.000 TL. elektrik tesisatı döşetmek için de 30.000.000 TL. masraf yaptığını, 1986 yılında evin bankaya olan 9.000 TL. borcunu ödediğini, daha sonra açılan izalei şüyu davası sonucunda evin satılıp elinden alındığını, bu şekilde davalıların sebepsiz zenginleştiklerini ileri sürerek, yaptığı faydalı giderler ve satış bedeli olarak ödediği para ile bankaya ödediği miktarın dava tarihi itibariyle tekabül ettikleri değer karşılığı olarak 320.000.000 TL.nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Şehriban Matur, tapulu taşınmazın haricen satışının geçerli olmadığını, davacının taşınmazı 1975 yılından beri kira bedeli ödemeden kullandığını, taşınmazı satış dosyasında 60.550.000. TL. bedelle kendisinin satın aldığını, satış bedeline oranlandığında istemin fahiş bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, bilirkişi raporları esas alınarak, davanın kabulüne, 227.439.621 TL.nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte Şehriban Matur dışındaki davalılardan; yapılan faydalı giderler nedeniyle de taleple bağlı kalınarak 92.560.739 TL.nin davalı Şehriban Maturdan 'dan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılarca temyiz edilmiştir.
1. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. Davacının, tapuda kayıtlı taşınmazı, 29.12.1976 tarihli harici sözleşmeyle davalılardan Şahender Keçeci ve diğer davalıların ortak miras bırakanı Şahin Keçeci'den 15.000 TL. bedelle satın ve teslim aldığı, bankaya olan 9.000 TL. tutarındaki borcu ödediği ve birtakım faydalı masraflar yaptığı, bilahare taşınmazın izalei şüyu kararına istinaden satıldığı toplanan delillerden anlaşıldığı gibi, bu yönlerden taraflar arasında bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır. Bu durumda dava, tapulu taşınmazı harici ve bu nedenle de geçersiz sözleşmeyle satın alıp, faydalı masraflar yapan davacının, bilahare izalei şüyu yoluyla gerçekleşen satış sonucunda taşınmazın kendi elinden alınmasına dayanarak, satış ve masraf bedellerinin satıcılardan birinden ve ölü olan diğerinin mirasçılarından tahsili istemine ilişkindir. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, satış sözleşmesinin geçersiz olması nedeniyle, davacı, ödediği bedeli ve yaptığı faydalı masrafların karşılığını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteme hakkına sahiptir. Yine, ödenen satış bedelinin, iade borcunun doğduğu tarih itibariyle ulaştığı gerçek değerin saptanıp hüküm altına alınması gerektiği de mahkemenin kabulündedir. Ne var ki, davalıların sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan iade borçlarının doğduğu tarih ve bundan kimin hangi ölçüde sorumlu tutulması gerekeceği yönlerinden hata yapılmıştır. Taşınmaz davacıya harici sözleşmeyle satılıp teslim edildiğine ve sonuçta izalei şüyu kararına istinaden satılıp, davacının elinden alındığına göre, harici satış sözleşmesinin ifa edilmeyeceğinin, eş söyleyişle taşınmazın ferağının kendisine verilmeyeceğinin davacı tarafından öğrenildiği ve böylece ifa konusundaki ümidin kesin olarak ortadan kalktığı tarih, satışın yapıldığı 17.2.1997 tarihidir ve davalıların bedeli iade borçları bu tarihte doğmuştur. O halde, ödenen satış bedeli 15.000 TL. ve yine taşınmazın bankaya olan borcu nedeniyle ödendiği ihtilafsız olan 9.000 TL. nin, bu tarih itibariyle ulaştıkları gerçek değerin belirlenip hüküm altına alınması gerekir. Bu hesaplama yapılırken de, ülkedeki enflasyon ve faiz oranları, altın fiyatları, döviz kurları ile taşınmaz fiyatlarındaki artışlar gibi ölçütler de dikkate alınmalıdır. Oysa, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sadece banka mevduat faiz oranları gözetilerek, ödenen paraların dava tarihi itibariyle ulaştığı değer hesaplanmıştır. Öte yandan, harici satış sözleşmesinde farklı bir oran gösterilmediğine göre, geçersiz sözleşmede satıcı durumunda bulunan davalı Şahender Keçeci ile ölü Şahin Keçeci'nin satış bedelini eşit oranlarda paylaştıklarının kabulü ve iade borcunun da aynı şekilde gerçekleşeceğinin benimsenmesi zorunludur. O nedenle, yukarıda açıklanan tarihe göre yapılacak hesaplama sonucunda bulunacak tutarın yarısının davalı Şahender'den, yarısının da diğer davalılardan tahsiline karar verilmelidir.
Faydalı masraflara dayalı alacak istemine gelince: Öncelikle belirtilmesi gereken yön, davacının taşınmaza yaptığı faydalı giderler nedeniyle, onun tapudaki hissedarları durumunda olan davalıların hangi miktarda sebepsiz zenginleştiklerinin tespitinde, yapılan giderlerin dava tarihindeki değerlerinin esas alınmasının yanlış olduğudur. Yukarıda açıklandığı üzere, davalıların davacı aleyhine sebepsiz zenginleşmeleri, taşınmazın izalei şüyu yoluyla satılıp, davacının elinden alındığı tarihte gerçekleşmiştir. O nedenle, zenginleşme miktarının tespitinde bu tarihin esas alınması zorunludur. Diğer yandan, zenginleşme miktarı hesaplanırken, davacının yaptığı masrafların herhangi bir tarihteki parasal karşılığına değil, bu masrafların satış bedeline hangi ölçüde yansımış, dolayısıyla davalıların hissedar sıfatıyla aldıkları satış bedeli içinde bu masrafların ne miktarda yer almış olduğuna bakılmalıdır. Zira sebepsiz zenginleşme, ancak, bu masraflar dolayısıyla davalıların elde ettikleri satış bedelinde bir artış meydana geldiği takdirde gerçekleşecektir. O halde, izlenmesi gereken yöntem şudur: Öncelikle, konusunda uzman bilirkişiler aracılığıyla, izalei şüyu yoluyla satışın yapıldığı 17.2.1997 tarihi itibariyle ve fakat satış dosyasındaki bedel dikkate alınmaksızın, önce taşınmazın faydalı giderler yapılmamış haliyle sahip olacağı, daha sonra da bu faydalı giderler yapılmış haliyle sahip olduğu gerçek sürüm değerleri ayrı ayrı tespit olunmalı, ardından bu iki değer birbirine oranlanmalı; elde edilecek bu oran izalei şüyu yoluyla yapılan satıştaki bedele uygulanmalı, ortaya bir fark çıktığı takdirde, bu fark davalıların sebepsiz zenginleştikleri miktar olarak kabul edilmeli, payları oranında davacıya karşı sorumlulukları yoluna gidilmeli ve nihayet, taşınmazı izalei şüyu yoluyla satın alan davalı Şehriban Matur'un, faydalı masraflar nedeniyle hükmedilecek tutardan tek başına sorumlu olamayacağı gözden uzak tutulmamalıdır.
Mahkemece, bu ilkelere aykırı şekilde uygulama yapılıp, yazılı şekilde karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda birinci bent gereğince davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan kararın ikinci bentte açıklanan nedenle davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.09.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy