(2918 S. K. m. 20) (818 S. K. m. 61)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalılardan Gülladiye Dadaylıoğlu adına trafikte kayıtlı aracı, diğer davalı eşi Hasan Dadaylıoğlu'ndan 3.3.1994 tarihli haricen düzenlenen sözleşme ile satın ve teslim aldığını, kararlaştırılan bedeli de tamamen ödediğini, araç maliki davalının da kendisine vekaletname verdiğini, eşinin yaptığı harici satımı onayladığını, aracın teslim alınmasından sonra araçla ilgili tüm vergilerini, trafik cezalarını, zorunlu trafik sigorta bedellerini ödediğini, aracın benzinli motorunu dizel motora dönüştürdüğünü, 062 95 63 plakalı iken ticari plakaya kavuşturduğunu, böylece araca değer kazandırdığını, ancak davalıların danışık bir icra takibi ile aracı elinden aldıklarını ileri sürerek aracın trafik kaydının adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde yaptığı ödeme ve giderler nedeniyle davalılar sebepsiz olarak zenginleştiklerinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.000.000.000 TL. nin reeskont faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davacının tüm itirazlarına rağmen aracın resmi devrini üzerine almadığını, bu yüzden birtakım sorumluluklarının doğduğunu, araç vergilerini de kendilerinin ödemek zorunda kaldıklarını beyanla davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, araç satımına ilişkin sözleşmenin geçersiz olduğun, davacının ancak ödediği bedeli geri isteyebileceği, kullanımında iken yaptığı giderleri de davalılardan isteyemeyeceği gerekçesiyle 100.000.000 TL. nin 19.9.1999 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacının tescil istemi ile alacağa yönelik fazla isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında düzenlenen 3.3.1994 tarihli sözleşme Karayolları Trafik Yasasının 20/d maddesi hükmüne uygun olarak resmi biçimde yapılmadığı için hukuken geçersizdir. Geçersiz sözleşme gereğince taraflar, birbirine verdiklerine aynen sebepsiz iktisap hükümleri uyarınca iade etmekle yükümlüdürler. Davacıya satılıp teslim edilen aracın davacı elinden alınarak icraca davalı tarafa teslim ettiğinde bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacının davalı tarafa satış bedeli olarak ödediği 100.000.000 TL. nin de ödetilmesine mahkemece karar verilmiştir. Davacı bu araca faydalı giderler yaptığını, bundan dolayı aracın değer kazandığını, davalıların sözleşme tarihindeki haliyle almaları gereken aracı kazandırdığı değer farkıyla birlikte aldıklarını böylece sebepsiz zenginleştiklerini öne sürerek bu fark değerinde ödetilmesini istemiştir. Gerçekten yaptığını öne sürdüğü değişiklik ve giderler nedeniyle elinden alındığı tarih itibariyle araç değerinde bir artış olmuş ise davalılar bu artan değerden de davacıya karşı sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca sorumludurlar. O nedenle mahkemenin davacının kullanımında iken yaptığı giderleri isteyemeyeceği gerekçesiyle hiçbir inceleme ve araştırma yapmadan davacının bu yöne ilişkin isteğinin reddine karar vermesi doğru değildir.
O halde mahkemece, davaya konu değer artışı giderleri yaptığına dair belge delilleri ile buna karşı konulması halinde varsa davalıların karşı delilleri alınıp toplanmalı, araca ait trafik kayıtlarında mevcut olan bilgiler de alınmalı, davalılar yedinde bulunan araç üzerinde uzman bilirkişiler marifetiyle uygulama yapılmalı, araçta iddia edildiği gibi gider sarf edilerek değişiklik yapılıp yapılmadığı, yapılanlar nedeniyle aracın icraca davacı elinden alınıp davalı tarafa teslim edildiği tarihteki değerinde bir artma olup olmadığı saptanmalı, bir artış olduğu saptandığında da o miktarda davalıların sebepsiz olarak zenginleştikleri benimsenerek davadaki toplam istek de gözetilmek suretiyle bir karar verilmeli, davada ileri sürülen değer artımına neden olduğu öne sürülen giderlerin yapılmadığı, yapılsa dahi bir değer artışı sağlamadığının tesbiti halinde de şimdiki gibi karar verilmelidir.
Mahkemenin, davadaki istemi nitelendirmede yanılgıya düşerek eksik inceleme ile karar vermesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Birinci bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz olunan mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy