(1086 S. K. m. 437)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflar adına gelen olmadığından incelemenin evraklar üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak, dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, eşine satılan dairenin bakiye satış bedeli 15.000 DM. için kendisinin borçlusu olduğu bir senedin davalıya verildiğini, kendisiyle davalı arasındaki 18.03 1998 tarihli sözleşmede ve senet arkasındaki açıklamada, senedin üçüncü şahıslara devredilemeyeceğinin, teminat senedi olduğunun, senedi bu şerhe rağmen devir alanların kötü niyetli iktisap eden sayılacağının, bu şarta rağmen devir temlik gerçekleştirilirse bundan doğacak zarar ve ziyanın alacaklı tarafından karşılanacağının yazılı bulunduğunu, yine sözleşmeye göre bu senet bedelinin, evin ipoteksiz olarak Nisan 1999 tarihinde teslimi halinde ödeneceğini, ancak davalının bu tarihte evi noksansız olarak teslim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu nedenle senet bedelinin bağlandığı şartın gerçekleşmediğini ileri sürerek, senedin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının eşine sattığı dairenin ipoteksiz olarak tapu devrinin sağlandığını, yapımının tamamlanarak teslim almaları için ihtar çekilip süre vermesine rağmen teslim alınmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının daireyi sözleşmeye uygun olarak yaptığı ve tapuyu da davacının eşine devrettiği, ihtara rağmen evin teslim alınmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının eşi Sabahat Alan'a davalı tarafından satılan ve tapu devri daha önce gerçekleştirilen dairenin bakiye satış bedeli karşılığında, davacının davalıya 15.000 DM. bedelli bir senet verdiği ve senet arkasına Bu senet üçüncü şahıslara devredilemez. Nusret Aşık evi teslim ettiğinde bu borç kendisine ödenecektir. Teslim tarihi 1.4.1999'dur. şeklinde şerh düşüldüğü; taraflar arasındaki 18.3.1998 tarihli harici sözleşmede de 15.000 DM .lik senet evin ipoteksiz tesliminde ödenecek,bu senet teslimden önce kullanılmayacaktır. Evin teslim tarihi en geç Nisan 1999'dur. ifadesine yer verildiği uyuşmazlık konusu değildir. Sözleşme hükmüne ve senet arkasındaki açıklamaya göre, söz konusu senetteki 15.000 DM. alacağın muaccel hale gelebilmesi, satılan dairenin en geç nisan 1999 tarihinde tamamlanarak davacının eşine teslim edilmesine bağlıdır. Toplanan delillerden ve özellikle yargılama sırasında alınan 13.4.2000 tarihli bilirkişi raporundaki açıklamalardan, satıma konu dairenin rapor tarihi itibariyle dahi tamamlanmış olmadığı; elektrik ve su bağlantılarının yapılmadığı, kalorifer radyatör ve kazanının da konulmadığı açıkça anlaşılmaktadır. Daire tamamlanıp teslim edilmediğine ve taraflar bakiye satış bedelinin ancak bu şartla muaccel hale geleceğini açıkça kararlaştırdıklarına göre, dava konusu senede bağlanan alacağın muaccel hale gelmediğinin kabulü zorunludur. Hal böyle olunca davanın kabulüne karar verilmesi gerekir. Mahkemece, toplanan delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, dairenin tamamlandığı benimsenmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması yanlış ve bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy