(6197 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, eczacı olduğunu, davalı kurum ile İl Sağlık Müdürlüğü personelinin ilaç ihtiyaçlarını karşılamak için kurumca hazırlanan tip sözleşme imzaladığını, davalının reçetelerde tahrifat yapıldığı iddiası ile sözleşmeyi feshettiğini, ilgililer hakkında sahte evrak tanzimi suçundan açılan ceza davasının beraat kararı verilerek sonuçlandığını, tahrifatı kendisinin yapmadığını bu nedenle feshin haksız olduğunu belirterek fesih kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ise ceza mahkemesi kararlarının hukuk hakimini bağlamayacağını, fesih sebeplerinin haklı olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, sözleşmenin feshine ilişkin kararın iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede, sözleşmenin feshini gerektiren hususlar başlıklı bölümünde; sağlık karnelerinde kayıtlı olmayan reçeteler ile ilgili hasta sevk kağıdına ait olmayan reçete bedellerinin kurumlara fatura edilmesi ve reçeteler üzerinde tahrifat yapılması sözleşmenin tek taraflı olarak feshedilmesi için yeterli görülmüştür. Somut olayda sevk kağıdına ait olmayan reçetelerin davalı kuruma fatura edildiği ayrıca tahrifatlı reçetelerinde yine fatura edildiği toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda anlaşılmıştır. Esasen bu yön mahkemenin ve davacının da kabulündedir. Davacının bu eylemlerinin suç teşkil etmemesi, değişik bir anlatımla faturadaki tahrifatın davacı tarafından yapılıp yapılmaması davacının sözleşme sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Davacı kendisi tarafından yapılmamış olsa dahi tahrifatlı reçeteler ile sevk kağıdı ile ilgili olmayan reçeteleri kabul etmemesi ve bunları davalı kuruma fatura ederek bedelini istememesi gerekir. Tahrifatlı reçeteler ile, sevk kağıtlarıyla ilgili olmayan reçeteleri davacı değil de, eczanesinde çalışanların düzenlemiş olmaları da sonuca etkili değildir. Davacının eczanesinde çalıştırdıkları kişilerin eylemlerinden de sorumlu olacağında ise duraksanmamalıdır. Şu durum karşısında davalının sözleşmeyi fesihte sözleşmenin az yukarıda açıklanan hükmü uyarınca haklı olduğunun kabulü gerekir. Mahkemenin mevcut delillerin değerlendirmesinde yanılgıya düşerek davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 10.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy