(1086 S. K. m. 382)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, eczacı olduğunu, davalı kurumla aralarında yaptıkları sözleşmeye dayanarak Emekli Sandığına bağlı kişilere ilaç verdiğini, davalının müfettiş raporuna dayanarak sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, ayrıca 1.640.000.000 TL ilaç parasını da ödemediğini ileri sürerek muarazanın menine, sözleşmenin feshinin iptaline ve 1.640.000.000 TL alacağın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sahte olarak düzenlenen 9 ayrı reçeteye davalının ilaç verdiğini, ayrıca sağlık karnesine işlenmeyen bir reçeteyi de kabul ettiğini, sözleşmenin feshinin sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, sahte olarak düzenlenen ve kendilerine fatura edilen reçete bedellerini davacının kendilerinde bulunan alacağından tahsil etmelerinde haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sahtecilik olayında davalının kusurunun ve kastının bulunmadığı, bu olayı davalının ortaya çıkardığı, sağlık karnesine işlenmediği belirtilen reçetenin de sağlık karnesine işlendiği gerekçe gösterilmek suretiyle feshin haksız olduğunun tespitine, muarazanın menine, davacının sahte reçetelere göre ilaç verdiği şahıslara karşı alacak davası açma imkanı olduğundan ilaç bedellerine ilişkin 1.640.000.000 TL. lık talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dosya içindeki dava dışı Fatma Demirkıran'a ait 242450 seri nolu reçeteli sağlık karnesinin 15 nci sayfasının incelenmesinden 4.2.1999 tarihinde sahte olarak düzenlenip davalı kuruma fatura edilen reçetede ismi zikredilen ilaçların dip koçana geçirilmediği, dip koçanda ilacı alan şahsın isim ve imzasının bulunmadığı, ayrıca davalıya ait olan eczanenin kaşesinin bulunmadığı açıkça anlaşılmaktadır. Davacı da esasen 15.5.1999 tarihinde müfettişe verdiği ifadesinde bu olguyu kabul etmiştir. Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan sözleşmenin, sözleşmenin feshini gerektiren hususlar başlıklı III nolu bölümünün (f) bendinde sağlık karnelerinde kayıtlı olmayan reçetelerin kuruma fatura edilmesi halinde davalı kurumun sözleşmeyi dört yıl süreyle feshedeceği öngörülmüştür. Diğer taraftan dosya içine delil olarak sunulan ve sahte oldukları tartışmasız olan değişik tarihlerde düzenlenmiş sekiz adet reçetenin incelenmesinden de ilacı alan şahısların isimlerinin reçetelere alınmadığı ve bunun alışkanlık haline getirildiği anlaşılmaktadır. Az yukarıda açıklanan sözleşmenin uygulanacak esaslar başlıklı bölümünün (c-c) bendinde ilacı alan kişinin reçetenin arkasına ad, soyad ve imzasının alınacağı, sağlık karnesinin o reçeteyle ilgili sayfasına eczane kaşesinin basılacağı öngörülmüş; V nolu ihtilaf başlıklı kısmın ikinci maddesinde de yapılan inceleme neticesinde protokol hükümlerine kasıtlı olarak uyulmadığı takdirde sözleşmenin bir yıl süreyle feshedileceği belirtilmiştir. Gerek müfettiş raporu ve gerekse dosya kapsamına göre davacının anılan sözleşme hükümlerini ihlal ettiği açıkça ortadadır. Reçetelerin sahte olduğu mahkemenin de kabulündedir. Mahkemenin bir taraftan davacının sahte reçete bedellerini sahteciliği yapanlardan isteyebileceğini kabul etmesi diğer taraftan bu sahtecilik işlemlerine rağmen sözleşmeye geçerlilik tanıması kararın kendi içinde çelişkili olduğunu göstermektedir. Bu durumda davanın tümden reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy