(4077 S. K. m. 22, 23)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıdan satın aldığı koltuk takımının ayıplı olduğunu öne sürerek, ödediği bedelin faizli tutarı 185.000.000 liranın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 185.000.000 liranın faiziyle ödetilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Davacı, tüketici sorunları hakem heyetince verilen karara dayanarak, ayıplı mal için ödediği bedelin iadesini istemiş, mahkemece de bu karar hükme esas alınarak dava kabul edilmiştir.
Her ne kadar 4077 sayılı Yasanın 22. maddesinin 4. fıkrası gereğince, tüketici sorunları hakem heyetlerinin verdiği kararların, tüketici mahkemelerinde delil olarak ileri sürülebileceği belirtilmiş ise de, davalı bu karara itiraz etmiş ve yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını istemiştir. Kaldı ki tüketici sorunları hakem heyetince verilen kararın dayandığı bilirkişi raporu, hükme esas alınabilecek yeterlilikte değildir. Mahkemece, yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Yetersiz bilirkişi raporuna dayanan ve itiraz edilen tüketici sorunları hakem heyeti kararı esas alınarak, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulü usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
2-) Dosyada bulunan 9.9.1998 tarihli faturaya göre, davacı satın aldığı koltuk takımı için, 120.000.000 lira ödemiştir. Davacı dava dilekçesinde, işlemiş faiziyle birlikte 185.000.000 liranın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Bu durumda, mahkemece 120.000.000 lira satış bedelinin, davalının temerrüde düştüğü tüketici sorunları hakem heyeti kararının tarihi olan 27.9.1999 tarihinden itibaren yasal faizle tahsiline, koltuk takımının davalıya iadesine karar verilmesi gerekirken, faize faiz yürütmek suretiyle 185.000.000 liranın dava tarihinden itibaren yasal faizle ödetilmesine karar verilmesi de kabul şekli bakımından usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
3-) 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 23. maddesinin 3.fıkrasında, tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve bakanlıkça açılacak davaların, her türlü resim ve harçtan muaf olduğu belirtilmiştir. Bu hüküm tüketicilerin ve tüketici örgütlerinin kolaylıkla dava açmalarını sağlama amacına yönelik olup, bu nedenle dava açarken bunlar, harçtan sorumlu tutulmamışlardır. Mal ve hizmet sunan satıcıların harçtan sorumlu tutulmamasına ilişkin, yasada bir hüküm yoktur. Dava sonunda dava kabul edildiği takdirde davanın değerine göre davalının harçtan sorumlu tutulması hükmü temyiz ettiklerinde de bunlardan temyiz harcının alınması, harçlar kanununun amir hükümleri gereğidir. Davanın reddi halinde ise, davacılar harçtan muaf oldukları için bunlardan harç alınmaması gerekir.
Mahkemece bu yön gözetilmeden, davalıdan karar harcı alınmaması da, kabul şekli bakımından usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda birinci, ikinci bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına her ne kadar davacının temyizi yok ise de, harç ile ilgili kanun hükümlerinin mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiğinden, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy