(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat C. S. Pozvant geldi davacı taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, davalı ile kardeş olduklarını, müşterek muristen intikal eden 3 adet daireyi davalının kiraya verdiğini, ancak kendi paylarına düşen parayı vermediğini 1997 yılının 1, 2, 3, 4, 5 ve 6. aylarına ait kira parasının tahsili için yapılan takibe de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek 1.458.0000.000 lira yönünden icra takibine vaki itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini, birleşen dava ile de dava konusu dairelerin 1.7.1997 tarihinden itibaren 1997 yılı sonuna kadar kendi paylarına isabet eden 2.349.000.000 liranın faizi ile ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, müşterek murisin vefatı sonucu ödenmesi gereken vergiler, masrafları düştükten sonra davacıların hisselerine isabet eden miktarı davacılara ödediğini, dairelerin bakım ve onarım masraflarını kendisinin yaptığını, murisin vasiyeti üzerine bir kişinin hacca gitmesi için kendisinin masrafları karşıladığını ve ayrıca müşterek murise ait olan diğer dairelerinde davacılar tarafından kullanıldığını ve bunların kira parasından kendisine pay ödenmesi gerektiğini, kaldı ki Erenköy'de bulunan dairenin kiracısının 31.8.1997 de daireyi tahliye ettiğini ve bu daireden dolayı davacıların kira parası istemeyeceklerini belirtmiş ve davanın reddini dilemiş ve ayrıca takas-mahsup talebinde bulunmuştur.
Mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak asıl davada 1.295.097.478 TL. yönünden itirazın iptaline, icra inkar tazminatı isteminin reddine, birleşen davada ise 1.031.259.423 TL. nın yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı üçüncü kişilere kiraya verdiği taşınmazlarla ilgili olarak yakıt, sıcak ve soğuk su, bakım ve onarım nedeniyle toplam 138.952.000 lira masraf yaptığını ileri sürerek bu miktar masraf alacağından davacılar payına isabet eden miktarında takas ve mahsubunu istemiştir. Mahkemece davalının bu savunması üzerinde durulmamış, inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Bu durumda davalının üçüncü şahıslarla yapmış olduğu kira sözleşmelerinin tam metinleri ve özellikle hususi şartlara ilişkin metinleri dosya içine alınmalı, kiralananla ilgili yakıt ve su giderleri ile bakım ve oranım masraflarından kiracıların sorumlu olup olmadıkları hususi şartlarda ayrıca bir hüküm mevcut değilse normalde bu giderlerin kiracılara ait olup olamayacağı onarım ve bakım giderlerinin ne olması gerektiği hususu araştırılmalı, gerçekten davalının savunmasında ileri sürdüğü kadar veya daha az bir miktar kadar davaya konu taşınmazlar için masraf yaptığının saptanması halinde bu miktardan davacılar payına düşen miktarın davacılar alacağından mahsup edilmesi gerekir. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
3- Davalı ayrıca davacılardan G. Ertürk'ün halen oturduğu taşınmazında müşterek murise ait olduğunu, bundan payına isabet eden kullanma karşılığının da takas ve mahsup edilmesini istemiştir. Bu savunma doğrultusunda mahkemece bu taşınmaza ilişkin tapu kaydı getirtilip murise ait olup olmadığı, murisin bakıp gözetme kaydıyla bu taşınmazı davacı G. Ertük'e verip vermediği dolayısıyla davalının bu taşınmazdan kullanma karşılığı pay isteyip isteyemeyeceği değerlendirilip sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Davalının bu yöndeki savunması incelenip değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması da usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
4- Diğer taraftan Erenköy semtinde bulunan 5 numaralı dairenin kiracısının taşınmazı tahliye ettiği ve kiracının çakmasından sonra dairenin boş kaldığı anlaşılmaktadır. Davalının bu ortak taşınmazı tek başına kiraya verme yükümlülüğü yoktur. Kaldı ki davacılar bu dairenin kiraya verilmesini davalının engellediğini, böylece kira gelirinden mahrum kalmaları nedeniyle zararlarının oluştuğunu bu davada ispat etmiş değillerdir. Öyle ise anılan dairenin boş olduğu dönemdeki getirebileceği kira parasından davalının sorumlu olacağı kabul edilemez. Mahkemece aksine düşüncelerle dairenin boş olduğu dönem kiralarından da davalının sorumlu tutulmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ayrıca bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2, 3 ve 4 numaralı bentler gereğince temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 20.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.11.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy