(4077 S. K. m. 1, 2, 3)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, cep telefonu abonesi olduğunu, davalının sabit ücret adı altında kendisinden hukuka aykırı olarak 41.716.076 TL aldığını ileri sürerek bu miktarın istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, alınan sabit ücretin abone sözleşmesi hükmüne uygun olarak alındığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, istenen miktar itibariyle davaya bakmaya Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Hemen belirtelim ki bu dava, Tüketici Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesine açılmıştır. O nedenle öncelikle taraflar arasında düzenlenen abone sözleşmesindeki hukuki davanın irdelenmesi gerekir. 4077 sayılı yasanın 1. maddesinde yasanın kabul ediliş amacı açıklandıktan hemen sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde Bu kanun 1. maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü hukuki işlemi kapsar yazılıdır. 3. maddesinde de Mal ticaret konusu taşınır eşya, Hizmet bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan bedeni ve/veya fikri faaliyetler; Tüketici ise bir mal veya hizmeti özel amaçlarla satın alarak nihai olarak kullanan veya tüketen gerçek veya tüzel kişi, Satıcı da Kamu Kurum ve Kuruluşları dahil olmak üzere tüketiciye mal ve hizmet sunan gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmıştır. Aynı yasanın 23. maddesinde ise Bu kanun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır... hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında somut olaya bakıldığında, davalının telekomünikasyon alanında oluşturduğu teknik donanım ile abonelerine mobil telefon kullanma olanağı sağladığı, davacının da ücreti karşılığında bu hizmetten yararlandığı anlaşılmaktadır. Bu halde, davacı Tüketici davalı ise Satıcı konumundadır. Uyuşmazlığa konu abone sözleşmesi de tüketici ile satıcı arasında yasının 1. maddesi amacına uygun olarak yapılan bir hukuki işlemdir. Hal böyle olunca davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olduğunda duraksanmamalıdır. Yüksek Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından yasanın verdiği yetki ile Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bu nitelikteki davalara bakma görevi verilmiştir (Yüksek Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 15.3.1999 gün ve 1276 sayılı yazıları). Dava, Tüketici Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesine açıldığına göre mahkemece miktara bakılmaksızın işin esasına girilip sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemenin açıklanan hususları gözardı ederek yazılı şekilde görevsizlik kararı vermesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
2- Taraflar arasındaki abone sözleşmesi tek tip bir sözleşmedir. Herhangi bir süre ile sınırlandırılmış değildir. Davaya konu sabit ücret abonelik hukuki ilişkisi devam ettikçe alınacaktır. Davacı, sabit ücret alımının hukuka aykırılığını ileri sürüp ödemiş olduğu miktarın istirdadını istemiş olmakla bu eda isteminin altında öncelikle sabit ücret adı altında bir ücret ödemesi gerekmediğinin tesbiti istemi de vardır. Zaten mahkemece bu nitelikle bir tesbit yapmadan istirdada karar vermesi de mümkün değildir. Bu durumda dava değerinin, salt istirdadı istenilen miktar kadar olduğu söylenemez. Mahkemenin bu yönü gözardı ederek istirdadı istenilen miktar esas alınmak suretiyle görevsizlik kararı vermesi de kabul şekli bakımından bozmayı gerektirir.
Sonuç: 1. ve 2. bentler gereğince temyiz olunan mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, 30.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy