(1086 S. K. m. 438/7) (818 S. K. m. 83) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, mülkiyeti davalıya ait taşınmazda kiracı iken tahliye olduğunu, aralarındaki sözleşme gereğince davalıya teminat olarak ödediği 1000 Amerikan Dolarını iade etmediğini, tahliye anında tuttukları tutanakta belirtilen eksiklik bedellerinin mahsubundan sonra bakiye 900 Amerikan Doları teminat alacağının tahsili için icra takibinde bulunduğunu, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve %40 icra-inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı kiracının komşu daireyi de kiraladığını, kendisine ait dairenin duvarını yıkmak suretiyle de daireye geçiş sağladığını, teminat parasını yıkılan duvarın masrafına saydıklarını, bu nedenle aralarında düzenlenen ikinci sözleşmede teminat bedelinden söz edilmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşme hükümleri ve özellikle davalının verilen kesin süreye rağmen delil ibraz etmemesi de göz önünde bulundurularak 900 Amerikan Doları üzerinden itirazın iptaline, %40 inkâr tazminatının tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı alacaklı, davalı borçluya karşı icra takibinde bulunurken yabancı para üzerinden talepte bulunmuş, mahkemece de davacının bu istemi kabul edilerek 900 Amerikan Doları üzerinden itirazın iptaline, %40 inkâr tazminatın tahsiline karar verilmiştir. İcra takibi döviz üzerinden başlatıldığına göre mahkemece inkâr tazminatına hükmedilirken 900 Amerikan Doları'nın takip tarihi itibarıyla TL karşılığının %40 oranına tekabül eden tazminatın TL olarak tahsiline karar verilmesi gerekir. Bu hususun gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının (2) no'lu paragrafının ilk satırındaki (%40 inkâr tazminatı yürütülmesine) rakam ve sözlerinin hükümden çıkartılmasına, yerine (900 Amerikan Doları'nın takip tarihindeki TL karşılığının %40 oranına tekabül eden 110.250.000 TL inkâr tazminatının davalıdan tahsiline) söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın onama harcından çıkartılmasına, 31.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy