(818 S. K. m. 101, 355, 358) (6762 S. K. m. 21)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile bina inşaa eden davalı Menaş İnşaat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.nden dükkan satın alan, dava dışı Osman Hesapçı'dan bu dükkanı kendisinin temliken satın aldığını, davalı şirketin satıma konu dükkanı 22.1.1996 tarihinde tapusu ile teslim etmeyi üstlendiği halde teslim edemediğini, davalı şirket ve diğer davalının 28.1.1997 tarihli taahhütname ile dükkanı en geç 45 gün içinde teslim etmeyi taahhüt etmelerine rağmen, ancak 5.6.1997 tarihinde tapuyu devir edip teslim edebildiğini, 13 aylık gecikme karşılığı aylık 70.000.000 TL. dan 910.000.000 TL kira kaybına uğradığını bildirip, şimdilik 200.000.000 TL. nın birleşen dava ile de 544.000.000 TL. nın, 9.9.1997 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı Raif Mencit, davacıya dükkan tapusu verilmekle taahhüdünün bittiğini, kendisine dava açılamıyacağını, diğer davalı da dükkanın taahhüt edilen teslim tarihinde ve fiilen davacıya Nisan 1996 tarihinde teslim edildiğini, bilahare tapunun da devir edildiğini bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı Raif Mencik hakkındaki davanın reddine, diğer davalıdan ilk dava için 200.000.000 TL. nın 9.9.1997 dava tarihinden, birleşen dava içinde 162.666.666 TL. nın 11.9.1999 tarihinden itibaren kanuni faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalı Menaş İnş. ve San. Ltd. Şti. 22.3.1993 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yaptığı binadan, kendi payına düşen bir dükkanı dava dışı Osman Hesapçı'ya satmıştır. Osman Hesapçı'da 16.10.1995 tarihli sözleşme ile, satış sözleşmesinden doğan tüm hak ve vecibelerini davacıya devretmiştir. İnşaatın gecikmesi üzerine davalı şirketin, en geç 26.4.1994 tarihinde teslim etmeyi tarihsiz belge ile taahhüt ettiği gibi, 28.1.1997 tarihili bir taahhütname ile de davalı Raif Mencik kendi adına asaleten, davalı şirket adına da vekaleten davacıdan hiçbir alacağı kalmadığını, 45 gün içinde dükkanın tapusunu arsa sahibinden alıp devretmeyi taahhüt etmiştir. Bu taahhüde rağmen davalıların davacıya dükkanın tapusunun ancak 3.6.1997 tarihinde devrederek teslim ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalı dükkanın 26.4.1996 tarihinde davacıya teslim edildiğini, teslimin zamanında olduğunu, ancak tapunun devrinin geciktiğini savunmuş ise de, davacının dükkanın teslimini geciktirdiği sabit olup, davacının ilk davayı açarken teslimin 13 ay geciktiğini bildirmesi ve bu beyanının kendisini bağlaması nedeniyle, dükkanın 13 ay gecikerek teslim edildiğinin kabulü ile, bu süre üzerinden gecikme tazminatına hükmedilmesi gerekirken, mahkemece daha az gecikme süresinin kabulü ile, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2- Davalı Raif Mencik 27.1.1997 tarihli taahhütname ile, kendisi adına asaleten, diğer davalı şirket adına vekaleten davacıdan hiçbir hak ve alacağı kalmadığını, arsa sahibinden tapusunu alamadığından davacıya tapu verilemediğini, 45 gün içinde davacıya tapusunu vereceğini, olmazsa kendisi adına olan dükkanlardan birisinin tapusunu devredeceğini veya dükkanın, rayiç bedelini ödeyeceğini taahhüt etmiştir. Davalı Raif Mencik, bu taahhütnamede kendisi adına taahhüt de bulunduğundan, geç teslimden dolayı, teslim taahhüt ettiği tarihten itibaren gecikmeden sorumludur. Bu husus gözardı edilerek, yazılı şekilde hakkındaki davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3- Davalılar tacir olup, TTK 21. maddesine göre bir taraf için ticari olan iş, diğer taraf içinde ticari iş sayılacağından, davacı reeskont faizi isteyebilir. Mahkemece reeskont faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
4- Davalı ilk davanın açıldığı tarihte temerrüde düşürülmüş sayılır. Birleşen davada, davacının talep ettiği, ilk dava tarihi olan 9.9.1997 tarihinden itibaren reeskont faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde birleşen davanın açıldığı tarihten itibaren faize hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
5- Asıl davada davacı talebi aynen kabul edildiğinden bu davadaki tüm davacı masraflarının davalıya yükletilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde bir kısmının davacı üzerinde bırakılması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1., 2., 3., 4., ve 5. bentlerde açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.11.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy