(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, Yıldırım Beyazıt Anadolu Kız Meslek Lisesine çekilen doğalgaz servis hattından dolayı tahakkuk ettirilen fatura bedeli süresinde ödenmediğinden icra takibine girişildiğini, takip tarihinden sonra 30.12.1998 tarihinde asıl alacak olan 135.381.000 TL. nin bankadaki hesaplarına yatırıldığını ve borcun tamamına itiraz edildiğini, itirazın iptali ile % 40 icra-inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ise gecikme zammı ve faizin yasal olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline takibin devamına, icra-inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı idare, takip tarihinden sonra ve fakat ödeme emrinin tebliğinden önce asıl borç miktarını davacı idarenin banka hesabına yatırmıştır. Ödenen asıl borç yönünden itirazında haklıdır. Ancak asıl borca tahakkuk ettirilecek faiz ve KDV miktarının ne olduğunu bilebilecek durumda olduğundan bunların kabul edilen miktarı üzerinden itirazın iptaline karar verildiğinden alacaklı davalı lehine İİK. nun 67/2. madde ve fıkrası uyarınca icra-inkar tazminatına hükmetmek gerekir. Açıklanan husus gözardı edilerek icra-inkar tazminatı takdirine yer olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3- Davalının temyiz itirazları yönünden;
A) Davalı idare takip tarihinden sonra, ödeme emrinin tebliğinden önce asıl borcu ödemiştir. Mahkemece, miktar belirtilmeksizin davanın kısmen kabulüne denildikten sonra takibin tümü yönünden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiştir. HUMK. nun 389. maddesi gereğince verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüde mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır. Anılan yasa hükmüne aykırı biçimde ve infazda duraksama yaratacak şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
B) Davacı ile davalı arasında doğalgaz servis hattının davacı tarafından yapılmasına ilişkin olarak düzenlenmiş yazılı bir sözleşme yoktur. Doğalgaz aboneliğine ilişkin hükümler ise doğalgaz servis hattı döşenip aboneliğe gaz verilmesi safhasına ilişkindir. Dolayısıyla olayda abone sözleşmesi hükümlerinin uygulanmasına olanak yoktur. Davacı bu davada doğalgaz servis hattı yapımından doğan alacağının ödetilmesini istemiştir. Ödenmiş olan asıl alacak miktarı yönünden uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık davacının alacağına gecikme zammı isteyip, isteyemeyeceğinde toplanmaktadır. İtiraz buna yapılmış ve davada bunun üzerine açılmıştır. Bu durum karşısında davacı EGO Genel Müdürlüğü 6183 sayılı yasada öngörülen oranda gecikme zammını davalıdan isteyemez. Ancak tacir olması itibariyle reeskont oranında faiz isteyebilir. Davacının düzenlediği fatura Kız Meslek Lisesi adınadır. Kız Meslek Lisesi tüzel kişiliği haiz değildir. Davacının yaptığı imalatlar bedelini ödeyecek kurumda değildir. Davacı ödeme yapmaya yetkili kuruluş olan Milli Eğitim Müdürlüğüne, 2.2.1998 tarihli dilekçe ile başvurup ödemenin yapılmasını istemiştir. Bu kuruluşa yapılan başvuru davalıyı temerrüde düşürür. Öyle ise davacı bu başvuru tarihinden icra takip tarihine kadar reeskont oranında faiz isteyebilir. Mahkemece davacının 2.2.1998 tarihli dilekçenin ulaştığı tarih saptanarak o tarihten asıl borcun ödendiği tarihe kadar reeskont oranında hesaplanacak faiz ve yine hesaplanacak KDV tutarı miktarına göre karar verilmesi gerekirken açıklanan yönler gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına 3. (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 19.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy