(4077 S. K. m. 2, 3, 6) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, 31.8.1996 tarihinde davalı ile imzaladığı üyelik rezervasyonu talep formu ile davalı şirkete aday üye olduğunu, tesislerin hizmete açılması geciktiği için sözleşmeyi feshettiğini öne sürerek, ödediği 2750 doların tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında yapılan, 31.8.1996 tarihli üyelik rezervasyonu talep formu başlıklı sözleşme, 4077 sayılı T.K.H.K.'nun 2. maddesinde belirtilen ve tüketicinin korunmasını gerektiren bir hukuki işlemdir. Davacı da yine, aynı kanunun 3. maddesinde belirtilen tüketici sıfatını taşıyan kişidir. Bu nedenle olaya 4077 sayılı yasanın uygulanması doğrudur. Ancak davacı gerek dava dilekçesinden, gerek duruşma safahatinde dava konusu olan sözleşmenin kapıdan satış olduğuna dair bir iddia ileri sürmediği gibi, bu husus ispat da edilememiştir. Bu nedenle satışın kapıdan satış olarak değerlendirilmesi yanlıştır. Ancak dosyadaki sözleşme kapsamından bu satışın, 4077 sayılı yasanın 6. maddesinde düzenlenen taksitli satış olduğu hususu anlaşılmaktadır. Bu sözleşme TKHK'nun 6/son maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak yapılmamıştır. Zira, davacıya verilen sözleşmede satışı yapılan hizmetin peşin satış fiyatı ile, vadeye göre uygulanan faizin miktarı ve oranı belirtilmemiştir. Bu nedenle yapılan sözleşme geçersizdir. Davacı geçersiz sözleşmeye göre yaptığı ödemeyi istemekte haklıdır.
Mahkemece bu gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/son maddesi hükmü gereğince, sonucu itibariyle doğru olan mahkeme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilmesine, sonucu itibariyle doğru olan hükmün ONANMASINA, peşin harcın onama harcından çıkartılmasıyla arta kalan 50.667.325 liranın temyiz edenden alınmasına, 06.11.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy