(2762 S. K. m. 27, 28) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, maliki bulunduğu İstanbul, Sarıyer Rumeli Feneri Köyü'ndeki 202 parsel sayılı taşınmazın, özelleştirmeye dayalı satış işlemleri sırasında, tapu kaydında Sultan Beyazıt Han Vakfı şerhi bulunması nedeniyle ve davalının işlemlerin yapılabilmesi için şart koşması üzerine, önce %20 oranı üzerinden 11. 200. 000 TL. daha sonra da 4103 Sayılı Yasa'daki %50 oranından hesaplanan miktarın tamamlanması için 16. 800. 000. 000 TL. taviz bedeli ödemek zorunda kaldığını, oysa satış ihalesinin 4.10.1994 günü, yani 4103 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 18.4.1995 tarihinden önce kesinleşmiş olduğunu, o tarih itibariyle 2762 Sayılı Yasa'daki taviz bedeli oranının %20'den ibaret bulunduğunu, bu orana göre hesaplanan bedelin de ödendiğini, sonradan yürürlüğe giren Yasa'ya dayanılarak %50 üzerinden taviz bedeli alınmasının haksız olduğunu ileri sürerek, 16.800.000.000 TL. taviz bedelinin, ödeme tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, %20 oranına göre hesaplanan taviz bedeli miktarının, davacı tarafından, 4103 Sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 18.4.1995 tarihinden sonra, 23.4.1995 tarihinde yatırıldığını, o nedenle yeni yasadaki oranın uygulandığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taşınmaz satımına ilişkin ihalenin 4.10.1994 tarihinde yapılmasına rağmen, %20 oranındaki taviz bedelinin, 4103 Sayılı Yasa'nın yürürlüğe girmesinden daha sonra yatırıldığı, davalının yeni oran üzerinden taviz bedeli almasının haklı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacıya ait taşınmazın ihale yoluyla 4.10.1994 günü üçüncü kişiye satılmış olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Bu durumda, davalının davacıdan 2762 Sayılı Yasa'nın 27. maddesi hükmü uyarınca, taviz bedeli isteme hakkı, bu tarihte doğmuştur. Hakkın doğduğu bu tarihte, anılan hükümdeki oranı değiştiren 4103 Sayılı Yasa henüz yürürlüğe girmemiş olduğuna göre, daha önceki %20 oranı üzerinden tahakkuk ettirilen bedel daha sonra ödenmiş olsa bile, yeni hükümdeki oran üzerinden ek talepte bulunulamaz. Mahkemece davacının istirdat isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usule ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.11.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy