(2762 S. K. m. 27) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki taviz bedelinin istirdatı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacılar, maliki oldukları İstanbul Bakırköy Şevketiye mahallesindeki 1 parsel sayılı taşınmazın satış işlemleri sırasında, tapu kaydında Ragıp Paşa vakfı şerhi bulunduğu gerekçesiyle davalının kendilerinden taviz bedeli talep ve tahsil ettiğini, oysa söz konusu vakfın sahih vakıflardan olmadığını ve taviz bedeline de tabi bulunmadığını ileri sürerek, 17. 500. 000.000 TL. taviz bedelinin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, 4103 Sayılı Kanun'un, türlerine göre ayırım yapmaksızın tüm vakıfları taviz bedeline tabi tuttuğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne, 17. 500.000. 000 TL. nin 29.12.1997 ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacıların paydaşı oldukları 1 parsel sayılı taşınmazın, Sultan Beyazıt Vakfı'na mukataalı iken, sonradan Ragıp Mehmet Paşa tarafından bedeli ödenmek suretiyle satın alınıp, üzerine icareli bir vakıf kurulduğu bilirkişi raporundan ve vakfiyedeki açıklamalardan anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalının davacıdan vakıf şerhi nedeniyle taviz bedeli isteme hakkının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde, bu olgu göz önünde tutulmak zorundadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, bu yönden herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Öte yandan, Ragıp Mehmet Paşa Vakfı, öğretide ve Yargıtay'ın kökleşmiş uygulamalarında, sadece aşar ve rüsumatı vakfedilmiş gayrı sahih ve taviz bedeline tabi olmayan vakıflardan biri olarak kabul edilmiş de değildir. Hal böyle olunca, mahkemece yapılması gereken iş, gerektiğinde üniversite öğretim üyeleri arasından seçilecek konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişiler aracılığıyla inceleme yaptırılarak, anılan vakfın türü ve niteliği, taviz bedeline tabi bulunup bulunmadığı somut ve denetime elverişle bir şekilde belirlenmek ve ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermekten ibarettir. Eksik incelemeyle ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması usule ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.11.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy