(6762 S. K. m. 21)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, davalılardan B-T Ltd. Şti. nin, ihale sonucunda düzenlenen sözleşmeyle 16 kalem BTR 80 aracı yedek parçası teslimini taahhüt ettiği halde taahhüdünü yerine getirmediğini, sözleşme feshedilerek yeniden yapılan ihale sonucunda diğer davalı Şimur Ltd. Şti. ile sözleşme imzalandığını, ancak onun da taahhüdünü yerine getirmediğini, sonradan yeni bir ihale ile başkasından daha yüksek bedelle mal satın alındığını, bu şekilde her iki davalının hazine zararına neden olduklarını ileri sürerek, 2.589.846.500 TL. tazminatın davalı B-T Ltd. Şti. nden, 4. 679. 344. 000 TL. tazminatın da diğer davalıdan temerrüt tarihlerinden itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Şimur Lttd. Şti. davanın reddini dilemiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne, 1. 810. 196. 500 TL. nin davalı B-T. 14.11.2000Ltd. Şti. nden 3. 4. 1996 tarihinden itibaren; 4.679.344.000 TL. nin de davalı Şimur ltd. Şti. nden 23. 10. 1996 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Düzenlenen sözleşmelerle, her iki davalının, 16 kalem BTR 80 aracı yedek parçası teslimini taahhüt ettikleri halde bu taahhütlerini yerine getirmedikleri, sonradan yapılan yeni bir ihale ile davacının başkasından daha yüksek bedelle mal satın aldığı uyuşmazlık konusu değildir. Davacı, dava dilekçesinde, her iki davalıdan, imzaladıkları sözleşmelerdeki satış bedeli ile, kendilerinden bir sonraki ihale bedelleri arasındaki fark üzerinden tazminat istemiş; eş söyleyişle, ihale bedelleri arasındaki farkın tamamının tazminat olarak ödenmesini istemek suretiyle, müspet zararının tazmini isteminde bulunmuştur. Öncelikle belirtilmelidir ki, kural olarak, sözleşmeyi fesheden davacının, tekrar aynı sözleşmeye dönerek müspet zararının tazminini istemesine olanak yoktur. Ne var ki, gerek 2886 Sayılı Yasa ve gerekse Borçlar Yasası'nda yasaklayıcı bir hüküm bulunmadığından, bu kuralın aksi sözleşmede kararlaştırılabilir. Her iki davalının uhdesinde kalan ihalelere ilişkin idari şartnamelerin 11/b maddeleri, bütünüyle aynı hükümleri içermekte olup, her iki maddede de, sözleşmenin feshine neden olan yüklenici hakkında, mahkemede dava açılarak, gerek sözleşmenin feshinden önce geriye dönük ve gerekse fesihten sonra ileriye yönelik olarak her türlü zararın tahsili yoluna gidileceği belirtilmiştir. Sözleşmenin eki durumunda şartnamede yer alan bu hükmün, müspet zararın istenebileceğine ilişkin bir kararlaştırma niteliğinde olduğu ve davalıları bağlayacağı açıktır. Bu durumda, somut olayda davacının, ihale bedelleri arasındaki farkın tümünü davalılardan isteyebileceğinin kabulü zorunludur. Nitekim alınan 10. 3. 1999 günlü bilirkişi raporunda, her iki davalı yönünden, yukarıda açıklanan şekilde müspet zarar tazminatı hesaplanarak, davalı B-T. 14.11.2000Ltd. Şti. nin sorumlu tutulacağı tazminat tutarı, ilan gideri ve ceza bedelleriyle birlikte 2. 589. 846. 500 TL. olarak bulunmuştur. Daha sonra alınan ek raporda ise, şartnamenin değinilen hükmünün müspet zararın tazminini istemi hakkını davacıya tanıdığı göz ardı edilerek, gerekçesi de açıklanmaksızın, kaçırılan fırsat yöntemi çerçevesinde menfi zarar hesabı yapılmış ve mahkemece bu rapora itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Mahkemece, yukarıda belirtilen ilke ve kurallar altında, davalı B-T. 14.11.2000Ltd. Şti. nin de, bilirkişice hesaplanan müspet zarar tutarından sorumlu tutulması gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Davacı, alacağına reeskont faizi yürütülmesini istemiş, mahkemece yasal faize hükmedilmiştir. Her iki davalı, limited şirket olarak, tacirdir. Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesi hükmü uyarınca, bir taraf için ticari sayılan iş, diğer taraf içinde aynı nitelikte kabul edilir. Bu durumda davacı, dava konusu alacağı için tacir olan davalılardan, 3095 sayılı Yasa uyarınca, reeskont oranında faiz isteme hakkına sahiptir. Mahkemece, hüküm altına alınan alacağa reeskont faizi yürütülmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmiş olması da yanlıştır ve bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda birinci ve ikinci bentlerde açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, 14.11.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy